Cumhuriyet gazetesi soruları & cevaplarım

Soru: Türkiye gelişmekte olan bir ülke olmasına rağmen pek çok konuda geride. Ancak buna rağmen internetteki yeni gelişmeleri de takip etmekten geri durmuyor. Sahipleniyor, aktif kullanıcı oluyor. Bu, çoğu zaman bilinçli kullanım olmasa da rakamsal bazda kabarık bir görünüm veriyor. Nedir bu coğrafyanın kullanıcısının internetten beklentisi ve onunla ilişkisi?
Cevap:
Türkiye’nin bir çok konuda geride olduğuna katılmıyorum. Kendimizi zihinsel engeller oluşturmamız lazım. Önümüzdeki 10 seneyi oldukça iyimser görüyorum. Teknolojik gelişmeleri hızlı uygulayacak bunları gerçekleştirecek genç bir nüfusa sahibiz. Eğer sosyal ağ sitelerinden bahsediyorsanız bunun da zararlı bir tarafı yok, interneti öğrenme sürecinin bir adımı olarak değerlendiriyorum. İnternetin Türkiye’de yaygınlaşması çok yeni sayılabilir. Bu bakımdan internet eğitim seviyemiz düşük ve bu önümüzdeki senelerde yükselecek. Bırakın insanlar eğlensinler, sohbet etsinler günün sonunda bu teknolojiyi daha verimli kullanmayı da öğrenecekler.

Soru: Türkiye’deki sanal ticaret pazarının büyüklüğü nedir? Yerli yabancı şirketlerin dağılımı… vs…
Cevap: Sanal ticaret olarak nitelendirmemek doğru olur. Bu gerçek bir ticaretttir, gerçek ürünler gerçek faturalar ve gelir gider tabloları vardır. Köşedeki bakkal ne kadar gerçekse internet üzerinde ticaret yapan şirketlerde o kadar gerçektir. İstatistik bilgilerine comscore, iab gibi araştırma kuruluşlarından ulaşılabileceği gibi BKM verilerini kullanmakta mümkün olabilir. 2010 yılının ilk altı aylık verileri 6,9 Milyar TL lik bir harcama gerçekleşmiş geçen yıl aynı dönemde 4,4 Milyar TL lik bir harcama olmuş. %55′lük bir artış anlamına geliyor. Yabancı şirketlerin Türkiye’de olmasına gerek yok, eğer Amazon’dan bir alışveriş yapıyorsanız ülke içindeki tüm kitapçılara rakip oluyor. Dolayısıyla bu ayrımı yapmak kolay değil, tahminim bu cironun yüksek bir oranını yerli şirketler gerçekleştirmiştir.

Soru: Türkiye internetle güven imtihanını verdi mi? Sanal alışveriş ve paranın sanal kullanımı konusunda hala çekingen bir kullancı profili var. Bu durum nasıl bir gelişim izliyor?
Cevap:
İnternet üzerinden alışverişte güven sorunu olmadığını düşünüyorum. Bu 1990′ların ikinci yarısında internette ticaretin başladığı dönemlerde söz konusuydu. Aradan 15 sene geçti, hem ödeme sistemleri çeşitlendi hem de güvenlik teknolojileri değişti. Güven konusunu dile getirenlerin internete yeni giriş yapan bir demografi olabileceğini yani internet eğitim seviyelerinin düşük olduğunu görebiliriz.

Soru: İnternet girişimciliği tam anlamıyla ne demek? Herkes masa başında fikir üretiyor ancak bunun olabilirliği ve sürdürülebilirliği için nasıl bir yol, nasıl bir güzergah gerekli? Her yaratıcı fikir hayata geçebilir mi? Ayrıca yaratıcılık yalnızca geri dönüşümüyle mi ölçülebilir?
Cevap:
Girişimcilik’le internet girişimciliği arasında fark yok. Girişimciler eğer internet üzerinde faaliyet gösterecek bir şirket kurarlarsa onlara “internet girişimcisi” olarak adlandırabiliriz. Önümüzdeki 20 yıl içinde tüm şirketlerin internet üzerindeki ekonomik faaliyetleri fiziksel dünyadakini geçeceği için bu kavram kalmayacak. Yeni ekonomi ve eski ekonomi olarak ayırdığımız deyimler nasıl tek “ekonomi” kavramı altında toplandılarsa, önümüzdeki yıllarda internet bir çok ticari etkinliğin geniş tabanını oluşturacak. Girişimcilikle yaratıcılık kavramlarını hep birarada düşünmek istiyoruz ancak bu doğru değil. Yaratıcı ürünler çıkartan girişimciler olabileceği gibi bildiğimiz standart iş modelleriyle girişimci olanlarda olabilir. Tüm girişimcilerden inovasyon beklemek yanlış olur. İşlerini geliştirmeleri beklenebilir ancak her girişimciden Mars’a göndereceğimiz bir uzay aracını üretmesini beklemek bence hatadır. Zihnimizde engeller koyar. İnternet üzerinden ayakkabı satmak bir girişimcilik olacağı gibi Türkçe’ye özel bir arama motoru geliştirmekte girişimcilik kavramı içindedir. İkisinin de katma değerleri farklıdır, ancak ikisi de girişimcidir. Girişimci sayımızı arttırdığımızda rekabet yaratıcı çözümler getiren şirketleri doğal yolla arttıracaktır.

Soru: 2010 ve sonrasına baktığınızda internet girişimciliğinde kilit nokta nereye evriliyor?
Cevap: 2010 sonrasında bir çok tahmin yapılıyor, hangisinin gerçekleşeceğini bilmek zor. Türkiye’de internet kullanıcı sayısı arttığı gibi ekonomik büyüme beraberinde internet girişimcilerine büyük fırsatlar yaratacak. İnternete erişen cihazların farklılaşması, sayılarının artması ve fiyatlarının düşmesi internet üzerinde geçirelecek zamanı ve ticareti arttıracak. Yeni ihtiyaçlar ortaya çıkacak bugün hiç bilmediğimiz bir çok sektör oluşabilir.

Soru: Kümesteki kartal mıyız? Bunun ne kadar farkındayız?
Cevap: Kartal veya tavuk benzetmesi sadece girişmek isteyenlere başlamak için bir motivasyon sağlamak için verilmişti. Tüm herkesin girişimci olması düşünülemez, ancak kendi işini yapmak isteyen fakat bir türlü cesatet edemeyenlere adım atmaları için bu hikaye anlatılabilir. Şirketlerin başarılı çalışanları olmak zorundadır, kendi girişimini başlatanlarında ücretli çalışanları olacaktır. Türkiye’nin genelini diğer ülkelerle kıyasladığımızda düşük bir girişimci oranına sahip olduğumuz görülebilir, eğitim sistemimizde öğrencilere kendi girişimlerini başlatmaları için desteklemeliyiz. Özyeğin Üniversitesinin bu alanda yaptığı çalışmaları tebrik etmek gerekir.

Soru: Türkiye’deki en başarılı internet projesi, kampanyası sizce neydi?
Cevap: Her dönem kendi içinde başarılı projeler taşıyor. Başarının kriterlerini belirlersek bir çok kategoride farklı birinciler çıkar. Başarıyı sadece gelir ve karlılıkla birleştirirsek çok az sayıda olağan şüpheliyi gösterebiliriz. Genel oalrak Türkiye’den çıkan eksisozluk, mynet, ideefixe, kitapyurdu.com, siberalem, hepsiburada, haberturk, internethaber, memurlar.net, kariyer.net, ebebek, sahibinden.com, hurriyetemlak, araba.com, gittigidiyor, yemeksepeti, izlesene, blogcu, mackolik, webrazzi.com bir çok kez anlatılan başarılara sahip girişimlerdir. Başarı sürdürülebilir olduğunda çok anlamlı oluyor. Bu bağlamda benim gelecek için ticari olarak başarılı olabileceğini düşündüğüm projelerden bir kaçı; karniyarik.com, bendeistiyorum.com, alisverisrobotu.com, hangiuniversite.com, monitera.com, pabbuc.com, balerin.com, anneysen.com, grupanya.com ve diğer etohum girişimcileri diyebilirim.  (bu projelerin bazılarına ticari olarak ortağım)

Soru: Henry Ford, “dostlarımı dinleseydim şimdi daha hızla atlara biniyor olacağız” diyordu. İnternet’te fark yaratmak için bildiğini okumak gerekli olmalı. Korkak mıyız gerçekten girişimci miyiz risk alıyor muyuz?
Cevap: Bildiğini okumak bazen tehlikeli olabilir. Herkesden daha çok bilmek, çok uzun süre çalışmak, konu hakkında uzmanlaşmak gereklidir. Henry Ford, tüm bunları yaptığı için kimseyi dinlememiş olabilir. Bilgisizliğin olduğu bir ortamda kimseyi dinlemeden yol almak sonunda hep hazinli hikayeler getirir ve bunları kimse bilmez. Fark yaratmak için çok çalışmak ve okumak gereklidir, risk daha sonra alınmalıdır.

Para dergisi soru – cevap

Para dergisinin sorularına cevaplarım

Online alışveriş markasını yurtdışına taşımanın zorlukları neler?
İnternet’in en büyük getirdiği avantajlar zaman ve mekan bağımsızlık olmasına rağmen ticari faaliyetlerde ilgili ülkelerde fiziksel olarak bulunmak gerekli olmaktadır. Hem ilgili pazarda rekabet edebilmek hem de doğru insan kaynağına ulaşmak bakımından satış yapılması planlanan ülkelere yatırım yapmak gerekli olmaktadır. Türkiye’de kolay olan bir çok faaliyet yabancı bir ülkeye açıldığınızda sorunlar yaratabilmektedir. Oldukça maliyetli ve zor olabilir. Bunun yanı sıra yurtdışına açıldıktan sonra ticari faaliyetlerin sürdürülebilirliğini sağlamak görüldüğünden daha yorucu olacaktır.

Ülkemizde markafoni, yemeksepeti.com ve fırsatçı.com gibi online alışveriş siteleri yurtdışında da şube açtı ya da açıyor. Sizce bu furyanın sebebi ne?
Firsatci.com şirketi tanımıyorum. Yurtdışı açılımları konusunda bilgim yok. Yemeksepeti ve markafoni şirketleri şube değil doğrudan yurtdışına yatırım yapıyorlar. İlgili ülkelerde şirket açıyorlar. Oradaki yerel şirketlerle işbirliği ve ortaklıklar yapıyorlar. Oldukça büyük bir yatırım gerektiren bir süreç. Bunu bir furya olarak görmüyorum. Şirketler diğer pazarlarda büyümek üzere açılım yapıyorlar. Kendilerini sadece bir coğrafi bölgede sınırlı görmüyorlar. Bence başarılı da olacaklar.

Başka hangi markalar yurtdışında açılımı tercih edecektir? Sizce bu yerli internet girişimcileri için bir fırsat mı?
Yurtdışına açılmak önemli bir karar ve fırsat. Ancak tüm bunları detaylıca planlamak lazım. Kaynak planlaması çok önemli. Sadece sermaye yeterli değil, ilgili pazarın bilgisine sahip olmak ve orada yerleşik rakiplere karşı rekabete girmek oldukça uzun vadeli stratejiler gerektirecek. İnternet girişimleri yurtdışını mutlaka düşünmelidirler fakat ülkemizde büyük bir pazar var burada büyüyüp ölçeklenmekte zorluk çektiklerinde geçmek daha doğru bir karar olabilir.

Online markasını yurtdışına taşıyacaklara önerileriniz neler? Bu işin püf noktaları hakkında bilgilendirir misiniz?
Yurtdışına açılmadan önce çok detaylı pazar araştırmaları yapmaları gerekiyor. İlgili yatırım için idari bir çok hukuki ve vergisel detayı incelemeleri şart. İlgili ülkelerin yabancı yatırımcılara desteklerini bilmeleri lazım. Bu kadar çok bilgi için en doğru karar joint-venture veya yerel bir iş ortağını yanlarına almaları olur.

GSM Operatörleri için Açık ihale

1997′den bu yana cep telefonu kullanıyorum, ancak bu telekom operatörlerinin hizmetleri gerçekten son 2-3 senedir oldukça sıkıcı olmaya başladılar. Onlarca kampanya ve ürün seçenekleriyle işin içinden çıkılmaz bir seçim sürecini müşterilerine yaşattıkları kalmıyormuşcasına, sürekli değişen fiyatlarla her zaman kazık yediğini sanan bir kullancı profiline sahip oluyorlar. (Özet: İyi müşteri olduğumu düşünüyorum ve cep telefonları ve mobil internette kazıklanıyorum duygusuna sahibim)

Şu anda kullandığım operatörümün bana sunduğu 13 yıllık hizmetten dolayı bir mutsuzluk yaşıyorum ve bu onların hiç umrunda değil, ancak bu durumu değiştirmeleri için her zaman şansları var. 18 ay önce Iphone paketi aldım ve aylık 150 TL lik bir fatura ödedim. Bu sırada “platinum” hizmet aldım. (Ne demek olduğunu bilmiyorum, sms olarak bana Göcek’te internet kullanabileceğimi felan bildirdiler, yatlara özel olarak bir hizmet veriyorlarmış, sonra en pahalı cep telefonunu bana indirimli sundular)

25 Haziran 2010 itibariyle birden bir SMS geldi, “Bizbizecell paketine geçme isteğiniz onaylandı” gibi birşey yazıyordu. Hemen işgillendim “Hacklendik mi dedim?” 444 0  532 açtım, o zaman bana hemen hizmet eden adımla hitap eden birileri telefonu açtı. Durum şuymuş; “Iphone paketim bitiyormuş öncesinden bu mesaj geliyormuş”. – “Eee ben 18 aydır 150 TL ödeyen bir müşteriyim neden bana öncesinden bir paket seçimi sunmuyorsunuz ” dedim. Sürecin böyle işlediğini filan anlattı, ilk önce bu SMS geliyormuş sonra birşeyler gelişiyormuş felan filan. Neyse bir kaç gün sonra arayan temsilci bana 109 TL lik bir paket önerdi. Ben bunu pahalı bulduğumu daha uygun bir tarife istediğimi söyledim. Kişiye özel tarife olmuyormuş bu en uygunuymuş benim için vs. vs.

Daha sonraki günlerde bana daha iyi bir paket veya teklif önerisi getiren hiç bir Turkcell yetkilisi olmadı. Kendimi terkedilmiş hissettim. 18 aydır “platinum” hizmet alan bir kullanıcı birden kenara atılmıştı. Gecelerce ağladım. Neyse  bugün TİM yani Turkcell İletişim Merkezine gittim, öğrendim ki benim kimse aramazmış benim aramam gerekiyormuş. (TİM’e gitmemdeki sebep diğer GSM operatörlerine uğrayıp enuygun tarifeyi bulmaktı.) 25 Haziran’dan 5 Temmuz’a kadar geçici fatura tutarım 165 TL olunca nedenini sorayım istedim. Detay veremiyorlarmış, fatura dönemi sonuna kadar beklemem gerekiyormuş. 109 TL pakete geçirelim dedim, 25 Temmuz’da geçebiliyormuşum. El insaf dedim, bir kaç internet paketi fiyatını da öğrenip sakince kalktım. (Bu arada Cevahir TİM’de sıra numarası veriyorlar bankalardaki gibi bayağı kalabalık)

Şimdi karar aldım, tarifemi kendim oluşturuyorum bana uygun bir teklifte bulunacak GSM operatörünü seçeceğim. Bunun için açık bir ihale oluşturuyorum 20 Temmuz’a kadar en iyi teklifi veren telekom operatörünü seçeceğim;

İşte ihtiyaçlarım:
Aylık 1.000 dk istediğim her yöne konuşma istiyorum
Aylık 1.000 her yöne SMS atmak istiyorum
Aylık sınırsız internete girmek istiyorum
Yakında ipad almayı düşünüyorum bunun için ve lap top’um için ek 2 sınırsız internet hattı istiyorum

İhaleye şartları ve ihale usülü:
Türkiye’de mukim GSM operatörü olmak
Yukardaki kişisel ihtiyaçlara yönelik paket için “0 (sıfır) TL” bedel altında en düşük teklifi verecek GSM operatörü ihaleyi alacaktır.

İhale sonucunda
Kazanan GSM operatörü hakkında günlük deneyimlerimi blog, mikroblog, sosyal medya ortamlarında tarafsız olarak  yazmaya devam edeceğim.

“Bıldırcın” neden başarılı olamaz?

Bundan tam bir sene önce Kod adı Bıldırcın diye bir yazı yazmıştım. Büyük şirketlerin tutumlarını biraz eleştiren içeriği vardı. Sermayece büyük telekom şirketleri İnternet’in bu yeni kurallarını çözemediklerinden bahsetmiştim. Aradan tam bir sene geçti yazı vakti geldi diye düşündüm.

Son bir yıl içinde yurtdışında özellikle Silikon Vadisinde inanılmaz gelişmeler oldu. Tüm dünyada ekonomik kriz yaşanırken internet şirketleri çok popüler ve değerleri hızla artıyor. Bu gelişmeleri tüm herkes olduğu gibi holdingler, telekom şirketleri ve sermayeleri nispeten büyük fakat yeni ekonomiyi dergilerden okuyan, fuarlardan takip eden şirketler birşeyleri kaçırdıklarının farkındalar. Hiç bir şey yapamıyorlar.

Müşterileri milyonları bulan ana işleri ses ve veri taşımak olan telekom operatörleri, medya ve sanayi devleri, facebook’un, twitter’in, foursquare’in milyonlarca veya milyarca dolar değere nasıl ulaştığının matematiğini çözmeye aynısını kopyalamaya bir başka deyişle klonlamaya çalışıyorlar.

Milyonlarca müşterisi olanlar bu müşterilere çapraz satış yapmaya çalışıyorlar. Ellerinde bu veritabanı olduğu için utanmasalar yakında iç çamaşırı bile satmaya çalışacaklar. Ticari olarak hiç kuralları yok. Küçük büyük rakip diye bakmıyorlar. Çalışanların zaten öyle bir kaygısı yok, yeni girişimcilerle aylarca konuşup sonra kendileri iş modelini uygulamalarını etik olarak görüyorlar. Zaten bu çalışanlar uzun süreler şirketlerde kalmadıkları için bu yapılanlar kurumsal hafızadan silinip gidiyor. Bir başarısızlık olduğunda geçmiş genel müdürün hanesinde kalıyor bu işler. O sebeple her bir dala yaprak konduruyorlar. Dergilerde okudukları araştırmalarda gördükleri her işe atlıyorlar, bunu şirketlerinin sözde başarısı için yapıyorlar. Tüm bu süreçte girişimcilerin kendilerine rakip olmadıklarını düşünüyorlar, toplantılarda ise onlarla işbirliğinden dem vuruyorlar.

Küçük girişimciler ise büyük bir şirketle işbirliği veya onları müşterisi haline getirerek büyük bir referans yazmak için takla atmadıkları kalıyor. Bu şirketlere hiç bir şey diyemem. Haklılar. Karşılarındaki şirketlerin etik davranacaklarını düşünüyorlar. İş fikirlerini çalmayacaklarını zaten o şirketlerin pazarı oluşturduğunu, yaptıkları işlerle yeni bir alana girmeyeceklerini düşünüyorlar. Sonuçta bakıyorsunuz aynı fikirler rakip uygulamalar, siteler geliştirilmiş. Bu büyük şirketler bir ekonomik sistem, pazar yeri ve iş ortakları oluşturacakları yerde, tüm işbirliği yaptıkları şirketlere rakip olmaya başlıyorlar. Uzun vadede pazar bunu unutmayacaktır. Onların kurumsal hafızası bilançolarında bunları hatırlamayacak bile olsa, piyasadaki oyuncular bu GSM, telekom ve holdingleri her zaman hatırlayacaklardır.

Yeni başlayan girişimler için veya yol almış orta büyüklükteki bağımsız girişimler için söylüyorum. Hiç korkmayın bu yapılan projelerin hiç birisi başarılı olamayacaktır. Neden mi?

1. Akşamları yatağına bu girişimle giren hiç bir profeyonel çalışan yoktur.
2. Sitesi veya mobil uygulaması çöktüğünde karnına kramplar giren bir özel sektör memuru yoktur
3. Cumartesi – Pazar, bayram, tatil demeden işini geliştirmeyi düşünen holding çalışanları olmaz
4. Sitesindeki tüm metinleri noktasından virgülüne kadar bilen bir genel müdür görmedim
5. Parasını bu girişimin başarısından dolayı kazanan maaş sistemi yoktur. Primler bu girişimin ne kadar çok şirket içinde duyulduğuna, plaza asansörlerinde, toplantı odasında ne kadar çok tarşılıdığına göre verilir.
6. Kaynaklarını verimsiz kullanırlar, çünkü çok paraları vardır. Yüzbinlerce dolar harcayıp reklam filmi çektirirler en iyi aktörleri oynatırlar. Hep bunlar toplantı odası sohbetleri içindir.
7. Yaptıkları işlerin sahipleri yoktur.
8. Trend nereye giderse rüzgar nerden eserse oraya doğru yol alırlar. Süreklilikleri yoktur, bir kıvılcım gibi birden parlar sonradan sönerler.
9. İşini nasıl geliştireceğini değil işte nasıl kıdem alacağını düşünürler.
10. Yürekleri yoktur, işe başlarını koymazlar.

Dolayısıyla “kod adı bıldırcın” çalışmaz başarılı olmaz. Bu büyük sermayeli şirketlere önerim;
1. Samimi olarak şirketlere kazanacakları ekonomik bir pazar oluşturun,
2. Sadece raporlarınıza yazmak için değil gönülden iş ortaklarınız olsun,
3. İş ortaklarınızı arkadan vurmayın onlara rakip olamayın,
4. Tüm işlerinizde etik davranın, arkalarından konuşmayın,
5. Asıl işinize odaklanın.

Bu yazıyı gelecek senede bir defa daha güncellemeyi düşünüyorum. Bu büyük karteller değişene kadar yazarım herhalde.

Yeni bir başlangıç noktasındayız

Kümesteki Kartal Neden Uçamaz? adlı kitabın yeni baskısının giriş bölümü aşağıda. 1 Temmuz’da kitap Infomag‘le beraber hediye.

Bu kitabı bitirdikten 5 yıl sonra bir çok gelişme oldu. Anlatılan girişimciler büyümelerine devam ettiler. Yemeksepeti.com’a yabancı yatırımcı geldi, Türkiye dışında Rusya ve Dubai’e doğru büyüyerek gelişiyorlar. Gittigidiyor.com Türkiye’nin önde gelen internet şirketlerinden birisi oldu, dünyanın en büyük internet şirketlerinden Ebay ortak oldu. Ebebek.com internette büyümenin yanı sıra bir çok şehirde fiziksel mağazalar açarak farklı bir açılıma gitti.

5 yıl içinde Türkiye’de interneti kullananların sayısı hızla arttı. Yüksek erişimli ve kablosuz internetin yaygınlaşmasıyla beraber bir çok girişimci kendi şirketlerini internet üzerinde kurmaya başladı. İnternet ekonomisi önümüzdeki dönemde daha da konuşulacak. Yeni bir başlangıç noktasındayız. Mutfağa girdiğimizde tezgahın üzerinde tüm malzemeler hazır. Sadece yemek kitabı okumak veya anlatmak isteyen değil, yemek pişirmek için şimdi harekete geçecek ahçılar aranıyor.

İTÜ İşletme Mühendisliği seçimlik derslerinden olan epazarlama ve eticaret derslerinde son 4 senedir öğrenciler dönem başında seçtikleri fikri iş planını haline getiriyor ve sonunda sektörün tecrübeli girişimcilerine sunum yapıyorlar. Bu fikirler arasından bugüne kadar photoshoter.com hayata geçti. Bu dersi alan ve İşletme Mühendisliği kulübündeki öğrencilerle beraber 2008 yılında tüm öğrencilerin katılabileceği e-fikrim yarışmasını düzenledik. İnternet fikirlerinin yarıştığı bu etkinlik etohum’un doğuşunu sağladı.

Etohum tecrübeli internet girişimcilerinin bilgilerini yeni başlayanlara aktaracakları, girişimcilerin yatırımcılarla buluşacakları ticari bir pazaryeri oluşturmayı amaçlıyor. Her sene seçtiğimiz girişimleri büyümeleri için her türlü desteği sağlayarak internet sektörünün büyümesine çalışıyoruz. Ağustos – Aralık ayı içinde seçimlere başlıyoruz. Ocak ayında ilk kısa listeye giren girişimciler etohum seçim kuruluna 5 dk sunumlarını yapıyorlar. Soru cevap kısmıyla devam eden seçim sonucunda her yıl 15 girişimi açıklıyoruz. Bu girişimlere yıl boyunca ihtiyaç duyacakları kaynaklara erişim için destek veriyoruz. İş planlarını, yatırımcılarla yapacakları toplantılarda sunumlarını hazırlamalarını sağlıyoruz.

Her sene ekeceğimiz bu tohumlarla 10 yıl sonra geri dönüp baktığımızda yüzlerce internet şirketinin başlangıcına ön ayak olmak istiyoruz. Bir kısmı başarılı bir kısmı başarısız olacak bunu biliyoruz. Evet erken değil, büyük bir orman oluşturmak için şimdiden küçük tohumlar dikeceğiz bu topraklara.

TTNET ne zaman özelleşecek?

TTNET internet servislerini uzun yıllardır kullanıyorum. Özelleştirmeden önceki ve sonraki dönemi karşılaştırma şansım var. Hatta başımdan geçen bir TTNET hikayesini zamanında yine yazmıştım. Özelleştirme sonrasında hizmet kalitesinde veya telefonla destek servislerinde değişim olmadı desem doğru olmaz. Değişimi yaşadık bu bir gerçek. Bunun yanı sıra tüm kurumsalı ve pazarlama stratejisi değişti. Zaten önceden onu Türk Telekom olarak tanıyorduk. Tüm hizmetlerimizi toplu olarak ondan alıyordu sonra TTNET doğdu internet hizmeti için. İşte tarihçesi bunun benzeri şekilde gidiyor bu şirketin. Özetle konuya girmek için bu paragrafı yazayım dedim.

Yazının asıl konusu, klasik yöntemlerle çözülemeyecek güncelerce müşterisine acı çektirecek bir servise, öncesinde hemen müdale etmek. Önleyici bir yazı anlayacağınız. TTNET’in test aşamasındaki IPTV’yi Aralık ayından bu yana kullanıyoruz. IPTV Internet üzerinden tüm televizyon ve interaktif hizmetleri aldığımız teknoloji harikası bir şey. Eve hatasız kurulması 4-5 gün sürdü. Digiturk’ü hem bu sebeple hem de muhteşem hizmet !! seviyeleri sebebiyle iptal ettirmiştik.

Müşteriler teknolojik cihazlar hatasız çalışırken aslında hiç ses çıkarmazlar. Biz de son 6 aydır IPTV hizmetinden memnun kullanıyorduk. Dün akşam IPTV’nin bağlı olduğu modem arızalandı. Konuyu hemen 444 izle nolu telefondaki yetkisiz sadece sorun yazabilen arkadaşlara sabahın köründe aktardım. Bugün size dönecekler size hangi telefondan ulaşılsın gibi sorular sorunca sevinmiştim. Telefonda da özellikle belirttim. Modem olmayınca evde ne televizyon ne de internet oluyor dedim, modem büyük ihtimalle arızalı. Hatta bunu anlayabilmek için telefonun diğer ucundaki arkadaş yine bana bir aptal muamelesi çekip fişi çıkartıp taktırdı, başka bir fişe taktırdı felan. Zaten bunları yapmış olduğumu söylemem kesmemişti onu. Neyse uzatmayayım yaptım bu zorunlu hareketleri. Sonra da rica ettim, lütfen bunu bugün çözünüz diye. 2 telefon numarası aldı cepten mi arayalım sabitten mi dedi. Vay hizmete bak cepten arıyorlar artık.

Öğlene kadar kimse aramayınca kıllandım. Bunlar unuttular bizi dedim tekrar aradım 444 ‘lü numarayı. Turgut bey çıktı, dedim ki bakın kimse aramadı bugün gelmeyeceksiniz akşama ne dünya kupası ne behlül ne internet ne de friendfeed olacak dedim. Bir papağan gibi efendim arıza kaydınız alınmış, servise iletilmiş sizi arayacaklar dedi. Defalarca bunu tekrarladı. Sorunu nasıl çözeceksiniz akşama bakın eve geldiğimde sorun olmasın dedim. Bizim yapacak birşeyimiz yok dedi.

Neyse velhasıl klasik durum akşama ne arayan ne soran ne gelen ne giden. Şundan adım gibi eminim ki yarında kimse gelmeyecek. Cumartesi – Pazar ‘ı da pas geçersek Pazartesi belki birisi randevu almak için arar. Eğer TTNET’te bir tanıdığınız bir telefon edeceğiniz kapınız yoksa günlerce hizmetten yoksun kalabilirsiniz. IPTV’nin teknik alt yapısında ufak tefek sorunlar olsada canavar gibi çalışıyor, ancak TTNET servis ve hizmet seviyesinde hiç bir zaman kamu zamanını unutturmuyor. Papağan gibi yetkisiz sorumluluğu olmayan müşteri hizmetleri servisi var. Form doldurmaktan fazla bir şey yapamayan elemanlar, cihazı kapatıp açmak dışında teknik sorunlara çözüm sunamayan bir call center var sürekli karşınızda.

Bravo benim sucuma, pizzacıma, tamircime aradıktan 30 dk içinde hizmet veriyorlar. Yaklaşık 1.000 TL veriyorum bu Internet servisine yıllık, günlerce bekleyeceğim sorunun çözülmesi için biliyorum. Olmuyor TTNET. Müşteriye bakış açını değiştirmezsen ne kadar yaratıcı ürünler çıkarsan da reklamların da ünlüler oynatsan da olmuyor. Ben memnun değilim senden.

Ha bu yazıyı okuyan Garanti Bankası ve Turkcell gülmeyin sizlerden de memnun değilim, size ayrı bir başlık açıcam bu konu içinde kaybolmayın diye …

Grup satın alma iş modeli üzerine soru – cevap

1. Sizce grup alışveriş siteleri konsepti ABD’de yakaladığı başarıyı Türkiye’de de yakalayabilir mi?
Groupon 2008 yılında Amerika’da Chicago şehrinde başlamasına rağmen 2010 yılında 40 farklı pazarda hizmet verir hale gelmiştir. Avrupa’lı rakibi MyCityDeal’i de satın alarak yola devam etmektedir. Grup satın alma modeli yeni olmamasına rağmen internet kullanıcıları sayısı ve alışkanlıkları daha yeni bu modeler uyum sağlamıştır. Amerika ve Avrupa’daki toplam pazarı gözönünde bulundurursak aynı cirolara ulaşmak mümkün olamaz ancak hizmet sektöründe bu yeni girişimlerin etki yaratacağına inanınıyorum. Önümüzdeki 2 sene içinde bu sitelerin sayısının daha da artacağını düşünebiliriz.

2. Bu konseptte bir çok sitenin kısa bir süre içinde, peşpeşe açılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Başarılı olmuş bir iş modelinin takip edilmesi çok normal. Özellikle pazara giriş için bir engel olmayınca bir çok oyuncu hızlı hareket etti, ancak piyasada aktif olarak sadece 4-5 oyuncu var. Burada kritik başarı faktörleri, tedarikçi ilişkileri, online pazarlama, kaliteli müşteri deneyimi yaratmak ve tüm bunları sürdürelebilir bir karlılıkla devam ettirmek. İşin teknolojik tarafında farklılık yaratmak oldukça güç. Standart hazır altyapılarla bile bu tür siteler açmak mümkün, zaten burada başarı teknolojide değil. Ticari iş modelini düzgün harekete geçirmekte yatıyor. Bunun yanı sıra müşteri sadakatının zor oluşacağını düşünüyorum. Bir site bir yıl içinde maksimum 365 farklı hizmet sunabiliyor. Hizmet sektöründe onbinlerce tedarikçi var dolayısıyla sektörde başarıyla bir çok oyuncu olabilir ve hepsi karlı olabilir.

3. Bu siteler ayakta kalmak için nasıl bir farklılaşma stratejisi uygulamalılar sizce?
Girişimlerin başarılı olmaları için müşteri tabanlarını oldukça büyütmeleri gerekiyor. Bu iş modelinde başarı oldukça yüksek bir müşteriyi hizmet sektörüne yönlendirmek geçiyor bu bakımdan üye sayılarını hızla arttıran markalar daha başaılı olabilir. Bu modelin başarıyla uygulanabileceği 4-5 şehir olduğunu düşünüyorum. Nüfus ve hayat akışı yönünden yüksek hacim gerekli. Ankara ve İzmir odaklı örnekler açılabilir ancak sonuçlarını takip etmek lazım. Bunun yanı sıra ürün yelpazesi seçimde odaklanmaya gidilebilir, örneğin; sadece lokantalar, sağlık ve spor sektörü hedeflenebilir. Pazarın ve rekabetin durumuna göre bu girişimler kendilerini şekillendirmeleri gerekir diye düşünüyorum.

İTÜ Executive MBA dersi sunumlar

Bugün İTÜ İşletme Mühendisliği Yüksek Lisans Programında arkadaşlar dönem boyunca hazırlamış oldukları iş planlarını Numan Numanoğlu, Cem Duran, Çağatay Kıyıcı, Önder Eren ve Burak Tuyan’ın bulunduğu bir jüriye sundular.

1. yurtdisi-kargo
2. yetisusta
3. rentabrand
4. fineche
5. Nutra
6. cvdepo
7. Bakicim.biz
8. ossbilgini
9. evlereservis

Çalışma Soruları II

1. Dönem içinde yapmış olduğunuz projenizin yıllık gelir tablosunu, açıklayarak gösteriniz.

2. Kuracağınız şirketin sabit, değişken gider ve gelirlerini açıklayın

3. Projenize ne kadar yatırım yapılması gerektiğini gösteriniz.

4. Projenizde kaç kişi çalışacağını, iş bölümünüzü, organizasyon yapınızı ve ücretlerinizi açıklayarak yazınız

5. Projenizin başa baş noktasını açıklayarak gösteriniz.

6. Projenizde stratejik işbirliği yapacağınız şirketleri, siteleri açıklayarak yazınız.

7. Projenizin pazarlama planınızı anlatın. Nerelerde reklam yapacağınızı açıklayınız.

8. Google analytics, adwords ve adsense nedir açıklayınız. Sitelerin hangi ihtiyaçları için kullanılır

9. Blog ne demektir? Blog kullanımı son yıllarda neden hızla artmıştır

10. Vakaloji.com sitesinin kullanım istatistiklerini yorumlayınız.

11. Keyword – Anahtar kelimeler arama motorları için neden önemlidir. Sitelerde kullanımlarını açıklayınız

12. Arama motoru optimizasyonu ne demektir? Siteler SEO yu nasıl yapabilirler

13. Cookie ne demektir? Niçin, nerede kullanılır?

14. Sitelerde log lar içinde hangi bilgiler tutulur bu bilgiler hangi amaçla kullanılır?

15. Projenizi iş planında belirttiğiniz başlıklar ışında özetleyin. Executive Özet sayfasını yazınız

16. Veri ambarı ne demektir. Veri ambarlarını hangi şirketler kullan$ır?

17. CPC ne demektir? Reklam ağlarında bu terim nasıl kullanılmaktadır?

18. CTR ne demektir? CPC ile CTR farkını açıklayın. Hangisinin daha verimli olduğunu tartışınız

19. Microsoft neden Yahoo’u satın almak istemiş olabilir? Google’a karşı bu stratejinin başarılı olabileceğini düşünüyor musunuz?

20. Dönem içinde yazdığınız bir internet sitesi vaka çalışmasından bir adet seçiniz bu şirketin gelir modelini detaylı olarak analiz edin

21. Dönem içinde sınıfa konuk ettiğimiz şirketlerden google ve mynet’in iş modellerini karşılaştırmalı olarak inceleyiniz

22. Projenizi Haziran 1 itibariyle internet üzerinde uygulamaya koyduğunuzu düşünelim. Bir ay sonra projenizin performansını, siteyi ziyaret edenlerin profilini, satışlarınızın dağılımını nasıl ölçersiniz? Örneklerle açıklayınız. Bu raporlara bakarak projeniz hakkında hangi bilgiler elde edebilirisiniz, neleri değiştirebilirsiniz?

23. İnternet üzerinde arama motorları iş modellerini etkilemişler midir? Organik arama sonucu ne demektir? Organik arama sonuçlarının alternatif maliyetlerini nasıl hesaplayabilirsiniz?

24. Sizce yeni ekonomide iş kuralları değişti mi? Değiştiğini düşündüğünüz kuralları örnekler ile destekleyerek açıklayınız.

25. Ziyaretçilerin oluşturduğu “customer created content” içerik nedir? Web2.0′ın özelliklerine uygun mudur? Web 2.0 kavramını açıklayınız. Türkiye’de ve dünyada uygulanmış internet şirketleriyle örnekleyerek açıklayınız. Blogcu.com, gittigidiyor.com, flickr.com, yahoo.com, yemeksepeti.com, bildirgec.com sizce web 2.0 kavramına uygun bir içerik sunuyorlar mı? Açıklamanızı örneklerle destekleyerek açıklayınız

26. Şirketlerin internet üzerinde pazara giriş stratejileri neler olabilir?.
a) Yemeksepeti’nin internet pazarına girişi nasıl olmuştur? Şu anda sektörde nasıl faaliyet göstermektedir?
b) E-bebek.com internet üzerinde kurulmuş daha sonra fiziksel mağaza açarak büyümüştür. Sizce bu doğru bir yöntem midir? İnternet şirketleri ne zaman fiziksel dünyaya geçmeli ne zaman sadece internet üzerinde faaliyet göstermelidir? Bu bağlamda sizce yemeksepeti.com lokanta kurmalı mıdır?

27. Elektronik ticaret birçok yazar tarafından 2 ana bölümde incelenmektedir. 1995′te başlayıp 2000′e kadar süren dönem ve 2001 yılında başlayıp halen süren dönem. Bu iki dönemi karşılaştırınız. Farklılıkları açıklayınız. İlk dönemde başarısız olan şirketlerden çıkartılacak dersleri 5 ana bölümde inceleyiniz

28. İnternet üzerinde arama sektörü özellikle 2000 li yıllardan sonra daha hızla büyüme göstermiştir. Bunun sebepleri neler olabilir? İnternet üzerinde arama sektörü gelecekte sizce nereye gidebilir? Türkçe içerikleri arayacak bir arama motoru teknoloji geliştiren bir şirket kurmanın uygun olup olmadığı konusunda ne düşünüyorsunuz? Açıklayınız

29. “Google adwords” nasıl bir reklam modelidir? İnternet üzerinde reklam sektörü son yıllarda nasıl bir gelişim göstermiştir? Türkiye’deki reklam sektörüne etkileri nasıl olmuştur? Tıklama başına maliyet, Bin gösterim başına maliyet ve dönüşüme göre maliyet kavramlarını açıklayınız. Kendi projenizde kullanacağınız pazarlama planı ile açıklamalarınızı destekleyiniz.

30. İnternet üzerindeki sitelerin istatistiklerini nasıl ölçersiniz? Projenizde ilk yılda kaç kişinin ziyaret etmesini hedefliyorsunuz? Bunu nasıl ölçümleyeceksiniz?

31. Projenizin iş modelini ortaya koyunuz. Hangi iş modeline uygun hizmetler verdiğinizi açıklayınız. Projenizin güçlü, zayıf, fırsat ve tehditlerinin analizini yapınız. Tehditler nasıl fırsata çevrilebilir? Fırsatlar projenizde güçlü yön nasıl olabilir?

32. Xing ve Linked iş modellerini analiz edeniz birbirlerinden farklılaştıkları noktaları açıklayınız. Bu yeni iş modeli kariyer.net’e nasıl rakip olabilir inceleyiniz.

33. Tatilsepeti.com ve tatil.com birbirilerinden farklı iş modellerine sahip midir? Eğer ayrı iş modelleri görüyorsanız inceleyiniz. Aynı iş modeline sahip olduklarını düşünüyorsanız iş modelini açıklayınız.

34. Markafoni.com ve Limango.com hangi piyasada hizmet vermektedirler. Getirdikleri katma değer nedir? Müşteriler neden onlardan satın almaktadır?

35. Cimri.com ve Karniyarik.com iş modellerini analiz ediniz bu iki iş modeli arasında fark görüyor musunuz? Açıklayınız.

36. Google son 10 senede hangi sektörleri değiştirmiştir. Sizce Google’in ana rakipleri kimlerdir? Neden açıklayınız.

37. Mynet’in gelir modeli nedir? Google ve Mynet iş modellerini karşılatırınız. Farklılıkları analiz ediniz.

38. bitenbilet.com projesini kısaca özetleyiniz. Pazarlama planları konusunda bilgi veriniz.

40. Doktorum.com projesinin katma değeri nedir? Gelir modelleri ne olacaktır, ekibin iş dağılımını anlatınız.

41. organikciftlik.com’un rakip siteleri hangileridir? Hedef kitleleri kimlerdir? 1nci yıl sonundaki ciro tahminlerini yazınız

42. oyunmukiralasak projesinin uzun vadedeki rakibi hangi sitelerdir? Bu projenin uzun vadede aktif olacağını düşünüyor musunuz?

43. Nurtopu.com iş modeli markafoni.com’a rakip olabilir mi? Önlerindeki engeller nelerdir?

44. toplangel projesi birleşip satın alma konusunda faaliyet gösteren hangi iş modellerine rakip olabilir?

45. firmanahtari.com hangi sektöre odaklı bir girişimdir? Bu sektörü analiz ediniz.

Şule Özmen‘nin “E-ticaret” kitabında 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 bölümlerini ve her bölüm arkasındaki çalışma sorularına bakmanızı öneririm.

12 Mayıs Öğrenci sunumları

12 Mayıs Çarşamba günü İTÜ İşletme Mühendisliğinde öğrenciler iş planlarını sunacaklar. 5 dk sunum 5 dk soru cevap olacak. İşte program

13:30 – 13:40 onerim.com
13:40 – 13:50 doktorum.com
13:50 – 14:00 kendinseckendingez.com
14:10 – 14:20 firmanahtari.com
14:20 – 14:30 organikciftlik.com
14:30 – 14:40 Ara
14:40 – 14:50 toplangel.com
14:50 – 15:00 bitenbilet.com
15:00 – 15:10 sihirlidolap.com
15:10 – 15:20 nurtopu.com
15:20 – 15:30 oyunmukiralasak.com

Jüri:
Yunus Güvenen – Digitouch Kurucu ortagi
Eda Suna Aydin – Gittigidiyor Insan Kaynaklari Müdürü
Ali Karabey – Yatirimci
Ekim Nazim Kaya – Botego kurucu ortagi
Sarper Silaoglu – innovabank.com kurucusu
Okan Alper – Turkcell Internet ve Komünite Bölüm Yöneticisi
Cem Duran – IDO Is gelistirme yöneticisi (2007 ITÜ Isletme Mühendisligi
Doktora ögrencisi – photoshoter.com kurucusu)

« Older Entries

Newer Entries »