<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>burakbuyukdemir.com &#187; girişimcilik</title>
	<atom:link href="http://burakbuyukdemir.com/tag/girisimcilik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://burakbuyukdemir.com</link>
	<description>Güzel cevap her zaman daha güzel soruyu sorana verilir. E. E. Cummings</description>
	<lastBuildDate>Fri, 06 Aug 2010 12:33:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Sabah gazetesi İşte İnsan eki soru cevap</title>
		<link>http://burakbuyukdemir.com/sabah-gazetesi-iste-insan-eki-soru-cevap</link>
		<comments>http://burakbuyukdemir.com/sabah-gazetesi-iste-insan-eki-soru-cevap#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 08:52:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Buyukdemir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[genç girişimciler]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[internet girişimciliği]]></category>
		<category><![CDATA[sabah gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://burakbuyukdemir.com/?p=328</guid>
		<description><![CDATA[Yeni mezunlar için tren ve gelecek vaat eden, kurulumu çok sermaye gerektirmeyen iş önerileriniz nelerdir? Üniversitelerimizde eğitim sistemi mezun olduktan sonra kurumsal bir şirkette çalışmaya başlamak üzerine yönlendirmek üzerine kurulmuş durumda. Girişimcilik konusunda çok yönlendirme olmadığını düşünüyorum. Başka şirketlerde tecrübe kazanmak kendi işini kuracak olan gençlere pozitif katkı sağlar, ancak üniversite hayatı boyunca risk almamayı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Yeni mezunlar için tren ve gelecek vaat eden, kurulumu çok sermaye gerektirmeyen iş önerileriniz nelerdir?</strong><br />
Üniversitelerimizde eğitim sistemi mezun olduktan sonra kurumsal bir şirkette çalışmaya başlamak üzerine yönlendirmek üzerine kurulmuş durumda. Girişimcilik konusunda çok yönlendirme olmadığını düşünüyorum. Başka şirketlerde tecrübe kazanmak kendi işini kuracak olan gençlere pozitif katkı sağlar, ancak üniversite hayatı boyunca risk almamayı öğreten bir sistem girişimci yetiştirmiyor.  Yeni ekonominin getirdiği fırsatlar gençlerin önünde kapılar açıyor. 20 sene öncesiyle kıyasladığımızda ilk sermaye gereksinimi oldukça azalmış durumda. Bilginin değeriyse arttı. Mezun olan gençler eticaret konusunda çok düşük maliyetlerle girişim yapabilirler. Burada dikkat etmeleri gereken noktaları bu konuda bilgi derinliklerini arttırarak öğrenebilirler. Eticaret sektörünün önümüzdeki 10 sene içinde çok büyük bir gelişme göstereceğini düşünüyorum. Bu konuya odaklanmak doğru olur.</p>
<p><strong>Yeni mezunlar bir işe girişmeden önce ne gibi ön hazırlık ve araştırmalar yapmalıdır?</strong><br />
Bir iş alanına girmeden önce o sektörde uzmanlaşmak çok kritik bir değişkendir. Uzmanlaşmak için ya o alanda uzun süre çalışmış olabilirsiniz veya sektör hakkında çok detaylı bir araştırma yapmalısınız. Detaylarını ve tüm incelikleri bilmelisiniz. İş yapılacak alanda, rekabeti, ciroları, karlılık marjlarını, insan kaynağı ihtiyacını, yurtdışındaki oyuncuları ve diğer bilgileri bilmeleri gereklidir. Bunun için girişim yapmak istedikleri sektörü belirledikten sonra araştırma yapmaları onların uzun vadede hata yapma olasılıklarını azaltacaktır.</p>
<p><strong>Nelere karşı uyanık ve tetikte olmalılar? Sonradan hesaplanmayan durumlarla karşılaşmamaları adına dikkatlerini nelere çekmemiz gerekiyor?</strong><br />
Yeni bir girişim yapanlar tüm risklere karşı korumasız olduklarını bilmelidirler. Sadece rakiplerini ve sektörlerindeki gelişmeleri takip etmeleri yeterli olamaz. Ülkedeki ekonomik durum, kur politikası, dış ticaret rejimi bile yaptıkları işi etkileyebilir. Bunun yanı sıra gelişen yeni teknolojiler, verimlilikte sağlanan artış vb. konularda yaptıkları işi etkiler. İş planı yaparken tüm riskleri hesaplamak mümkün olmaz. Her zaman hesaplanmayan durumlarla karşılaşılabilir. İşte burada geminin kaptanı nasıl karar alacak çok önemlidir. Ben yeni mezun arkadaşlara mutlaka danışma kurulu oluşturmalarını, tecrübeli yönetici, yatırımcı, girişimcileri bu kurula dahil etmelerini öneririm.</p>
<p><strong>Genç girişimcileri destekleyen hem danışmanlık hem de finansal açıdan faydalı olabilecek mekanizmalar hakkında bilgi verir misiniz?</strong><br />
Etohum girişimcilere ihtiyaçları olan tüm alanlarda destek olmak amacıyla kurulmuştur. Başlangıç sırasında akıl hocalığı, danışmanlık, hukusal, finansal destek, ofis imkanı ve yatırımcı bulunmasına kadar giden süreçlerde etohum girişimcilere destek oluyor. Girişimcilerin www.etohum.com sitesinden detaylı bilgileri almaları mümkün. Bunun yanı sıra Kosgeb&#8217;in ve devlet&#8217;in tekno girişim sermayesi desteklerini unutmamak lazım. Kosgeb ve teknogirişim sermaye desteği başlangıç aşamasındaki bir çok girişimciye çok güzel olanaklar sunuyor. Bunlar hakkında internet sitelerinde detaylı bilgiye ulaşmaları mümkün.</p>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: left;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%253A%252F%252Fburakbuyukdemir.com%252Fsabah-gazetesi-iste-insan-eki-soru-cevap%22%2C%20%22shorturl%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fbit.ly%2Fd83h1d%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Sabah%20gazetesi%20%C4%B0%C5%9Fte%20%C4%B0nsan%20eki%20soru%20cevap%22%20%7D);"><script type="text/javascript">topsyWidgetPreload({ "url": "http%3A%2F%2Fburakbuyukdemir.com%2Fsabah-gazetesi-iste-insan-eki-soru-cevap", "shorturl": "http://bit.ly/d83h1d", "style": "small", "title": "Sabah gazetesi İşte İnsan eki soru cevap" });</script></div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://burakbuyukdemir.com/sabah-gazetesi-iste-insan-eki-soru-cevap/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Platin dergisi soru &#8211;  cevap</title>
		<link>http://burakbuyukdemir.com/platin-dergisi-soru-cevap</link>
		<comments>http://burakbuyukdemir.com/platin-dergisi-soru-cevap#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 16:07:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Buyukdemir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[internet girişimciliği]]></category>
		<category><![CDATA[iş modelleri]]></category>
		<category><![CDATA[platin dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye piyasası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://burakbuyukdemir.com/?p=324</guid>
		<description><![CDATA[1- Bu çerçevede 2010&#8242;da yıldızının parladığını düşündüğünüz 5 internet tabanlı girişim projesinin hangileri olduğunu belirtmenizi ve bu projeleri neden seçtiğinizi yanısıtan birer paragraflık yorumunuzu almayı rica ediyorum. 2010 yılında kapalı alışveriş kulübü markafoni 1 milyonun üzerinde müşteri sayısını geçerek eticaret pazarında önemli bir yere konumlandı. Grupanya grup satınalma modelini Türkiye&#8217;de başarıyla hayata geçirdi. Önümüzdeki dönemde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>1- Bu çerçevede 2010&#8242;da yıldızının parladığını düşündüğünüz 5 internet tabanlı girişim projesinin hangileri olduğunu belirtmenizi ve bu projeleri neden seçtiğinizi yanısıtan birer paragraflık yorumunuzu almayı rica ediyorum.<br />
</strong><br />
2010 yılında kapalı alışveriş kulübü markafoni 1 milyonun üzerinde müşteri sayısını geçerek eticaret pazarında önemli bir yere konumlandı. Grupanya grup satınalma modelini Türkiye&#8217;de başarıyla hayata geçirdi. Önümüzdeki dönemde başarılarının devam edeceğini düşünüyorum. Pabbuc.com son bir sene içinde satışlarını inanılmaz oranda arttırdı. Ayakkabının internetten satılmasının olduça zor olması bu ekibi yıldırmadı, hızla büyümeye devam ediyor. Bendeistiyorum.com günlük bir ürün iş modelinde yıldızı parlıyor. Woot&#8217;un amazon tarafından satın alınması bu iş modelini önümüzdeki aylarda güncel yapacak. Karniyarik.com &#8220;fiyatı olan herşeyi arıyoruz&#8221; iş modeliyle karşılaştırma sitelerini farklı bir bakış açısı getirdi. Uzun vadede bu girişimi dikkatle takip etmek lazım. </p>
<p><strong>2- Web tabanlı projeler ve girişimler söz konusu olduğunda Türkiye, dünyayla kıyaslandığında nasıl bir konumda? Türkiye&#8217;ni bu konudaki avantajlı-dezavantajlı yönleri neler? Bu alandaki yatırımların artması için neler yapılmalı? Gelişimin önündeki engeller neler?</strong></p>
<p>İnternet iş modelleri farklı ülkelerde geliştirildikten sonra ARGE projelerinden farklı olarak çok daha hızlı olarak diğer ülkelerde hemen uygulanabiliyor. Türkiye&#8217;nin en büyük avantajı hızlı gelişen internet piyasası ve genç nüfusu. Bu alana yatırımların artması için başarılı örnekleri arttırmamız ve başlangıç aşamadaki girişimlere destek olmamız gerekiyor. Gelişimin önünde zihinsel engellerimiz dışında başka engel göremiyorum. Bunun dışındaki tüm zorluklar çözülür.</p>
<p><strong>3- Başarılı bir internet girişimi projesi, ne gibi kriterlere sahip olmalı? Başarının sırrı nedir? Web tabanlı projelerin kâr edebilmesi için nasıl bir yapılanma olması gerekiyor?</strong><br />
Başarının değişkenleri, yere, zamana ve kişilere göre değişse de ortak bazı özellikler var. Bilgi, odaklanma, süreklilik. Girişim yapılacak alanda uzman olmak ve çok çalışmak, yani bilgi birikimi. Tek konuya odaklanmak 2-3 girişimi birarada yapmamak, tek pazar alanına odaklamak, müşteriyi dinlemek. Başlangıç noktasından sonuna kadar sürekliliği sağlamak. </p>
<p><strong>4- Türkiye&#8217;de daha çok hangi alana yönelik internet girişimci projelerinin öne çıktığı görülüyor?</strong><br />
Eticaret oldukça güncel bir konu. Hem yatırım maliyetleri hem de uygulanabilirlik açısından başlangıç için doğru bir sektör olduğunu düşünüyorum. Bunun dışında yurtdışındaki başarılı iş modellerinin benzerlerinin uygulandığını görüyoruz. Pazarın bu aşamasında bunda hiç bir sakınca görmüyorum, gelişime pozitif etki yapacağını düşünüyorum.</p>
<p><strong>5-2010 ve sonrasında Türkiye ve dünyada daha çok hangi alan-sektörlerde internet girişimi projelerinin yaygınlaşacağını düşünüyorsunuz?</strong><br />
Mobil internet ve mobil cihazlara yönelik sosyal etkileşimli iş modelleri artarak devam edecek. Kişilerin ön plana çıktıkları girişimleri görmek mümkün olacak. Elektronik ticarette bir çok yeni modeli görmemiz mümkün olacak. </p>
<p><strong>6-İnternet girişimciliğine dair Türkiye ve dünyaya dair istatistiki verilerinizi paylaşır mısınız? ( İnternet girişimcisi sayısı, web tabanlı projelerin sektörel büyüklüğü, en çok hangi sektörlerde web girişimciliğinin olması vs&#8230;)</strong><br />
İnternet girişimciliğine yönelik ülkemizde yapılmış çok fazla araştırma yok. Bu alan yeni gelişiyor. Dünyadaki istatistiki bilgilerle karşılaştırmak yanlış olabilir. Girişimci sayımızın hızlı oranlarda arttığını görmek mümkün. Bu konudaki maddi desteklerin artmasıyla önümüzdeki 5 sene içinde kendi şirketini kuran gençlerimizin sayısında büyük artışlar olacağını düşünüyorum.</p>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: left;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%253A%252F%252Fburakbuyukdemir.com%252Fplatin-dergisi-soru-cevap%22%2C%20%22shorturl%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fbit.ly%2F9pik86%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Platin%20dergisi%20soru%20-%20%20cevap%22%20%7D);"><script type="text/javascript">topsyWidgetPreload({ "url": "http%3A%2F%2Fburakbuyukdemir.com%2Fplatin-dergisi-soru-cevap", "shorturl": "http://bit.ly/9pik86", "style": "small", "title": "Platin dergisi soru -  cevap" });</script></div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://burakbuyukdemir.com/platin-dergisi-soru-cevap/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet gazetesi soruları &amp; cevaplarım</title>
		<link>http://burakbuyukdemir.com/cumhuriyet-gazetesi-sorulari-cevaplarim</link>
		<comments>http://burakbuyukdemir.com/cumhuriyet-gazetesi-sorulari-cevaplarim#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 09:15:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Buyukdemir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[internet sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[soru cevap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://burakbuyukdemir.com/?p=321</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Türkiye gelişmekte olan bir ülke olmasına rağmen pek çok konuda geride. Ancak buna rağmen internetteki yeni gelişmeleri de takip etmekten geri durmuyor. Sahipleniyor, aktif kullanıcı oluyor. Bu, çoğu zaman bilinçli kullanım olmasa da rakamsal bazda kabarık bir görünüm veriyor. Nedir bu coğrafyanın kullanıcısının internetten beklentisi ve onunla ilişkisi? Cevap: Türkiye&#8217;nin bir çok konuda geride [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Soru: </strong>Türkiye gelişmekte olan bir ülke olmasına rağmen pek çok konuda geride. Ancak buna rağmen internetteki yeni gelişmeleri de takip etmekten geri durmuyor. Sahipleniyor, aktif kullanıcı oluyor. Bu, çoğu zaman bilinçli kullanım olmasa da rakamsal bazda kabarık bir görünüm veriyor. Nedir bu coğrafyanın kullanıcısının internetten beklentisi ve onunla ilişkisi?<strong><br />
Cevap: </strong>Türkiye&#8217;nin bir çok konuda geride olduğuna katılmıyorum. Kendimizi zihinsel engeller oluşturmamız lazım. Önümüzdeki 10 seneyi oldukça iyimser görüyorum. Teknolojik gelişmeleri hızlı uygulayacak bunları gerçekleştirecek genç bir nüfusa sahibiz. Eğer sosyal ağ sitelerinden bahsediyorsanız bunun da zararlı bir tarafı yok, interneti öğrenme sürecinin bir adımı olarak değerlendiriyorum. İnternetin Türkiye&#8217;de yaygınlaşması çok yeni sayılabilir. Bu bakımdan internet eğitim seviyemiz düşük ve bu önümüzdeki senelerde yükselecek. Bırakın insanlar eğlensinler, sohbet etsinler günün sonunda bu teknolojiyi daha verimli kullanmayı da öğrenecekler.</p>
<p><strong>Soru: </strong>Türkiye&#8217;deki sanal ticaret pazarının büyüklüğü nedir? Yerli yabancı şirketlerin dağılımı&#8230; vs&#8230;<br />
<strong>Cevap: </strong>Sanal ticaret olarak nitelendirmemek doğru olur. Bu gerçek bir ticaretttir, gerçek ürünler gerçek faturalar ve gelir gider tabloları vardır. Köşedeki bakkal ne kadar gerçekse internet üzerinde ticaret yapan şirketlerde o kadar gerçektir. İstatistik bilgilerine comscore, iab gibi araştırma kuruluşlarından ulaşılabileceği gibi BKM verilerini kullanmakta mümkün olabilir. 2010 yılının ilk altı aylık verileri 6,9 Milyar TL lik bir harcama gerçekleşmiş geçen yıl aynı dönemde 4,4 Milyar TL lik bir harcama olmuş. %55&#8242;lük bir artış anlamına geliyor. Yabancı şirketlerin Türkiye&#8217;de olmasına gerek yok, eğer Amazon&#8217;dan bir alışveriş yapıyorsanız ülke içindeki tüm kitapçılara rakip oluyor. Dolayısıyla bu ayrımı yapmak kolay değil, tahminim bu cironun yüksek bir oranını yerli şirketler gerçekleştirmiştir.</p>
<p><strong>Soru: </strong> Türkiye internetle güven imtihanını verdi mi?  Sanal alışveriş ve paranın sanal kullanımı konusunda hala çekingen bir kullancı profili var. Bu durum nasıl bir gelişim izliyor?<strong><br />
Cevap: </strong>İnternet üzerinden alışverişte güven sorunu olmadığını düşünüyorum. Bu 1990&#8242;ların ikinci yarısında internette ticaretin başladığı dönemlerde söz konusuydu. Aradan 15 sene geçti, hem ödeme sistemleri çeşitlendi hem de güvenlik teknolojileri değişti. Güven konusunu dile getirenlerin internete yeni giriş yapan bir demografi olabileceğini yani internet eğitim seviyelerinin düşük olduğunu görebiliriz.</p>
<p><strong>Soru: </strong>İnternet girişimciliği tam anlamıyla ne demek? Herkes masa başında fikir üretiyor ancak bunun olabilirliği ve sürdürülebilirliği için nasıl bir yol, nasıl bir güzergah gerekli? Her yaratıcı fikir hayata geçebilir mi? Ayrıca yaratıcılık yalnızca geri dönüşümüyle mi ölçülebilir?<strong><br />
Cevap: </strong>Girişimcilik&#8217;le internet girişimciliği arasında fark yok. Girişimciler eğer internet üzerinde faaliyet gösterecek bir şirket kurarlarsa onlara &#8220;internet girişimcisi&#8221; olarak adlandırabiliriz. Önümüzdeki 20 yıl içinde tüm şirketlerin internet üzerindeki ekonomik faaliyetleri fiziksel dünyadakini geçeceği için bu kavram kalmayacak. Yeni ekonomi ve eski ekonomi olarak ayırdığımız deyimler nasıl tek &#8220;ekonomi&#8221; kavramı altında toplandılarsa, önümüzdeki yıllarda internet bir çok ticari etkinliğin geniş tabanını oluşturacak. Girişimcilikle yaratıcılık kavramlarını hep birarada düşünmek istiyoruz ancak bu doğru değil. Yaratıcı ürünler çıkartan girişimciler olabileceği gibi bildiğimiz standart iş modelleriyle girişimci olanlarda olabilir. Tüm girişimcilerden inovasyon beklemek yanlış olur. İşlerini geliştirmeleri beklenebilir ancak her girişimciden Mars&#8217;a göndereceğimiz bir uzay aracını üretmesini beklemek bence hatadır. Zihnimizde engeller koyar. İnternet üzerinden ayakkabı satmak bir girişimcilik olacağı gibi Türkçe&#8217;ye özel bir arama motoru geliştirmekte girişimcilik kavramı içindedir. İkisinin de katma değerleri farklıdır, ancak ikisi de girişimcidir. Girişimci sayımızı arttırdığımızda rekabet yaratıcı çözümler getiren şirketleri doğal yolla arttıracaktır.</p>
<p><strong>Soru: </strong>2010 ve sonrasına baktığınızda internet girişimciliğinde kilit nokta nereye evriliyor?<br />
<strong>Cevap: </strong>2010 sonrasında bir çok tahmin yapılıyor, hangisinin gerçekleşeceğini bilmek zor. Türkiye&#8217;de internet kullanıcı sayısı arttığı gibi ekonomik büyüme beraberinde internet girişimcilerine büyük fırsatlar yaratacak. İnternete erişen cihazların farklılaşması, sayılarının artması ve fiyatlarının düşmesi internet üzerinde geçirelecek zamanı ve ticareti arttıracak. Yeni ihtiyaçlar ortaya çıkacak bugün hiç bilmediğimiz bir çok sektör oluşabilir.</p>
<p><strong>Soru: </strong>Kümesteki kartal mıyız? Bunun ne kadar farkındayız?<br />
<strong>Cevap: </strong>Kartal veya tavuk benzetmesi sadece girişmek isteyenlere başlamak için bir motivasyon sağlamak için verilmişti. Tüm herkesin girişimci olması düşünülemez, ancak kendi işini yapmak isteyen fakat bir türlü cesatet edemeyenlere adım atmaları için bu hikaye anlatılabilir. Şirketlerin başarılı çalışanları olmak zorundadır, kendi girişimini başlatanlarında ücretli çalışanları olacaktır. Türkiye&#8217;nin genelini diğer ülkelerle kıyasladığımızda düşük bir girişimci oranına sahip olduğumuz görülebilir, eğitim sistemimizde öğrencilere kendi girişimlerini başlatmaları için desteklemeliyiz. Özyeğin Üniversitesinin bu alanda yaptığı çalışmaları tebrik etmek gerekir.</p>
<p><strong>Soru: </strong>Türkiye&#8217;deki en başarılı internet projesi, kampanyası sizce neydi?<br />
<strong>Cevap: </strong>Her dönem kendi içinde başarılı projeler taşıyor. Başarının kriterlerini belirlersek bir çok kategoride farklı birinciler çıkar. Başarıyı sadece gelir ve karlılıkla birleştirirsek çok az sayıda olağan şüpheliyi gösterebiliriz. Genel oalrak Türkiye&#8217;den çıkan eksisozluk, mynet, ideefixe, kitapyurdu.com, siberalem, hepsiburada, haberturk, internethaber, memurlar.net, kariyer.net, ebebek, sahibinden.com, hurriyetemlak, araba.com, gittigidiyor, yemeksepeti, izlesene, blogcu, mackolik, webrazzi.com bir çok kez anlatılan başarılara sahip girişimlerdir. Başarı sürdürülebilir olduğunda çok anlamlı oluyor. Bu bağlamda benim gelecek için ticari olarak başarılı olabileceğini düşündüğüm projelerden bir kaçı; karniyarik.com, bendeistiyorum.com, alisverisrobotu.com, hangiuniversite.com, monitera.com, pabbuc.com, balerin.com, anneysen.com, grupanya.com ve diğer etohum girişimcileri diyebilirim.  <em>(bu projelerin bazılarına ticari olarak ortağım)</em></p>
<p><strong>Soru: </strong>Henry Ford, &#8220;dostlarımı dinleseydim şimdi daha hızla atlara biniyor olacağız&#8221; diyordu. İnternet&#8217;te fark yaratmak için bildiğini okumak gerekli olmalı. Korkak mıyız gerçekten girişimci miyiz risk alıyor muyuz?<br />
<strong>Cevap: </strong>Bildiğini okumak bazen tehlikeli olabilir. Herkesden daha çok bilmek, çok uzun süre çalışmak, konu hakkında uzmanlaşmak gereklidir. Henry Ford, tüm bunları yaptığı için kimseyi dinlememiş olabilir. Bilgisizliğin olduğu bir ortamda kimseyi dinlemeden yol almak sonunda hep hazinli hikayeler getirir ve bunları kimse bilmez. Fark yaratmak için çok çalışmak ve okumak gereklidir, risk daha sonra alınmalıdır.</p>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: left;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%253A%252F%252Fburakbuyukdemir.com%252Fcumhuriyet-gazetesi-sorulari-cevaplarim%22%2C%20%22shorturl%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fbit.ly%2FciI4By%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Cumhuriyet%20gazetesi%20sorular%C4%B1%20%26%20cevaplar%C4%B1m%22%20%7D);"><script type="text/javascript">topsyWidgetPreload({ "url": "http%3A%2F%2Fburakbuyukdemir.com%2Fcumhuriyet-gazetesi-sorulari-cevaplarim", "shorturl": "http://bit.ly/ciI4By", "style": "small", "title": "Cumhuriyet gazetesi soruları & cevaplarım" });</script></div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://burakbuyukdemir.com/cumhuriyet-gazetesi-sorulari-cevaplarim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla</title>
		<link>http://burakbuyukdemir.com/kizim-sana-soyluyorum-gelinim-sen-anla</link>
		<comments>http://burakbuyukdemir.com/kizim-sana-soyluyorum-gelinim-sen-anla#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2009 15:03:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Buyukdemir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[hedef belirleme]]></category>
		<category><![CDATA[hedefler]]></category>
		<category><![CDATA[internet girişimciliği]]></category>
		<category><![CDATA[kriterler]]></category>
		<category><![CDATA[performans]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://burakbuyukdemir.com/?p=158</guid>
		<description><![CDATA[Bir internet fikri buldunuz bir çok aşamadan geçirdiniz ve yapmaya karar verdiniz. Bravo! İlk aşamayı geçtiniz şimdi sizi oyunumuzun ikinci aşaması sizi bekliyor. Daha zor engelleri aşmanız gerekecek. Bu aşağıdaki “Beni Oku” dokümanı size gelecek aşamalarda yardımcı olacaktır. Ne zordur bu “beni oku” metin dosyalarını okumak. “kurarım kardeşim ben bu programı sen bir çekil kenara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p>Bir internet fikri buldunuz bir çok aşamadan geçirdiniz ve yapmaya karar verdiniz. Bravo! İlk aşamayı geçtiniz şimdi sizi oyunumuzun ikinci aşaması sizi bekliyor. Daha zor engelleri aşmanız gerekecek. Bu aşağıdaki “Beni Oku” dokümanı size gelecek aşamalarda yardımcı olacaktır.</p>
<p>Ne zordur bu “beni oku” metin dosyalarını okumak. “<em>kurarım kardeşim ben bu programı sen bir çekil kenara hele bir</em>” varsayalım ki fikrinizi bir çok avcıdan koruyarak veya onların filtresinden geçirerek “eh belki tutabilir” aşamasına getirdiniz. Açılmamış bir internet projesi seviyesindesiniz o zaman bir numaralı performans olayına geçeceksiniz, yok siz siteyi beta, gama, alfa felan yaptıysanız o zaman siz iki nolu bölüme buyrun.</p>
<blockquote><p>Neden performans ölçülsün ki ?<br />
Zaten görmüyor musunuz gece gündüz çalışıyoruz. Geçen gece yattığımda saat 3 felandı. Yani inanılmaz bir çalışma temposunda çalışıyorum, görmüyor musunuz?<br />
Hatta hem bir işte çalışıyorum hem de bu internet projesini yapıyorum, sen de ne yaptın müdür?<br />
Elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz bunu görmüyor musun?</p></blockquote>
<p>Elinizde haritanız ve pusulanız olursa ne zaman, nereye, hangi hızda varacağınızı da bilirsiniz. Harita ve pusula olmadan da yaparım diyenler olur, bırakın yapsınlar. Hedeflerinizi belirlerken unumamanız gereken üç önemli nokta var.</p>
<p style="padding-left: 60px;"><strong>•	Ölçülebilir<br />
•	Ulaşılabilir<br />
•	Cesaretli</strong></p>
<p>Projeniz açılmış olsun veya olmasın tüm hedefleriniz ve performans kriterleriniz ölçülebilir olmalı. <em>Örnek:</em> sitenin üye sayısı, geliriniz, trafik, işbirliği yaptığınız şirket sayısı buna örnek olabilir. Eğer fikir aşamasındaysanız ölçülebilir hedefler koymak biraz daha zor olabilir ancak yine de fonksiyon setlerinizi açıkça ortaya koyup bir bitiş tarihi yazabilirsiniz. İşte size ölçülebilir hedef.</p>
<p>Hedefleriniz ulaşılabilir olmalı. Ne çok düşük ne de çok yüksek hedefler koymalısınız. 100 metreyi 10 sn altında koşmanız yüksek bir hedef, 30 dk altında koşmak ise çok alçak bir hedeftir. Planladığınız hedeflere ulaşabilmek sizi motive eder, bunun yanı sıra projeniz hızlanır.</p>
<p>Cesaretli olmalısınız, ölçülebilir ve ulaşılabilir hedefler cesaretlendirici olmalıdır. Sizi motive etmeli ve vardığınızda yeni limanlara sizi götürebilecek kadar itici olmalıdır. Heyecanlı olun ama bu heyecanı uzun süre korumak için elinizden gelen tüm çabayı gösterin. Bu bir maraton uzun bir nefese ihtiyacınız olacak. Elinde bir sopa birden hayallerinizi gerçekleştirecek periye çok büyük bir olasılıkla rastlamayacaksınız.</p>
<p>Ekibinizle beraber performans değerlendirme toplantıları yapın. Bunu ciddiye alın. Zaten çalışıyoruz işte bu kadar oluyor demeyin. Neden yapamadığınızı sorgulayın. Tüm hedefler için bir sorumlu ve son tarih koyun. Değerlendirme toplantılarını periyodik olarak yapın. Çok sık yaparsanız bu size çalışmak için fırsat vermeyebilir, çok uzun sürelerde yaparsanız bu da ölçümlemeyi yapmanızda zorluk çıkartır. Yeni internet şirketlerinde veya fikir aşamasından girişime doğru yol alan ekiplerde bir aylık periyodlar uygun olur. Her ay performans toplantılarında neleri yaptığınızı ve yapamadığınızı gerçekçi olarak değerlendirin. Bu toplantılarda yapamadığınız işler için bahane uydurmayın, nasıl yapacağınıza dair çözümler üretin. Ekip toplantılarında sakın yapamadığınız noktalar için arkadaşlarınızla tartışmayın. Suçlamayın, çözüm üretin.</p>
<p><strong>1.	Açılmamış bir internet projesi için: </strong>Şimdi eğer projeniz açılmadıysa örnek olarak neleri hedef koyabilirsiniz.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong>a.	Süreçlerinin dokumantasyonu</strong> (üyelik, satın alma, sadakat programı): Tüm sitenin adım adım akışının çıkartılması. Üyelik nasıl olacak. Eposta onayı olacak mı olmayacak mı? Hangi sorular sorulacak, puan mekanızması nasıl çalışacak. Akış diyagramlarıyla tüm detayları açıkça dokümante etmeniz gerekmektedir. Bunları projenin sahibi olarak sizden başka kimse düşünmez. Sakın bu detayları bir programcıya veya tasarımcıya bırakmayın.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong>b.	İlk versiyonun tanımlanması: </strong>İlk vesiyon özelliklerini sıralayın. Bu versiyon içinde nelerin olacağını tek tek madde madde yazın. Bu versiyonun tamamlanması belki hayallerinizdeki siteyi ortaya çıkarmayacaktır ama internette hayata geçen bir proje çok daha önemlidir. Bu bakımdan fonksiyon setleri ve özellikler tek tek yazılmalıdır. İlk versiyona çok özellik yüklemeyin, kısa sürede en basit ihtiyaçları karşılacayak sayfayı hazırlayın yeterli olacaktır.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong> c.	Veri tabanı tasarımı: </strong>Programcılar yazılıma dalmadan önce versiyon versiyon neler yapacaklarını çok iyi bilmelidirler. Veri tabanı tabanı tasarımı önemli bir bölümdür. Yazılıma doğrudan girişmeden önce üzerinde detaylıca düşünülmelidir. Yeni bir internet projesinin hedefleri arasında veri tabanı tasarımının ne zaman bitirileceği yer alabilir.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong> d.	Site tasarımı</strong> (html, psd): Site tasarımı ilk versiyondaki özelliklerle uyum sağlamalı, fazla fonksiyon setleri konulmamalıdır. Sitenin tasarımının psd olarak bitirilmesi sonra bunun html veya css’e çevrilmesi yeni projelerde önemli bir yer tutar. Gözle gözüken hatta en zevkli kısım bu tasarım bölümüdür.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong> e.	Beta çalışabilen site: </strong>Tüm özellikler, yazılım vb. Tamamlandıktan sonra kapalı veya açık bir beta sitenin açılma tarihi çok önemli bir performans göstergesidir.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong> f.	Beta sürecinde kullanıcı sayısı: </strong>Beta süreci içinde kaç kişiyi üye yapacağınızı isterseniz önemseyebilir, isterseniz hedef olarak yazmayabilirsiniz. Ancak bu madde kriterler arasında akılda bulundurulabilir.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong> g.	Beta sürecinden gerçek versiyona geçiş: </strong>Beta süreci sonsuza kadar sürmez bununda belli bir süresi vardır. Hataları düzeltip, versiyona geçmek için kendinize bir hedef belirleyebilirsiniz.</p>
<p>Bir proje hayata geçtiyse sayılarla hedef koymak daha kolaylaşır. Artık sanal dünyanın ortasında bir ada olarak yerinizi almışsınızdır. Bu gemiyi alıp bir yere ulaştırmak zorundasınız. “<em>Nereye gideceğini bilmeyen kapatana hiçbir rüzgar yardım etmez</em>“ Haritanız elinizde nerede olduğunuzu ve ne kadar süre içinde nereye gideceğinizi bilmeniz gereklidir. Yoksa kuzey rüzgarı sizi güneye, güney rüzgarı kuzeye atar. Ortada bir yerde kalır durursunuz.</p>
<p><strong>2.	Projeniz beta aşamasında veya tamamen açılmış olabilir: </strong>Açık bir internet projesi için hangi maddeler örnek hedef olabilir? İşte 6-7 örnek</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong>a.	Satış, ciro, gelirler: </strong>En sevdiğim madde. Sitenizi açtınız, ne kadar süre içinde kaç lira kazanmayı hedefliyorsunuz. Satış rakamlarınız sizin için en motive edici kriter olmalıdır. Çok çalışıyoruz ama para kazanamıyoruz bahanesini geçin. “Çok müşteriyle konuştuk ama satış olmuyor“ bahanesini duymak bile istemiyorum. Satış yapacaksınız. Ağzından girip burnundan çıkıp satışı gerçekleştireceksiniz. Bunun lamı cimi yok.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong> b.	Müşteri ziyareti: </strong>Bankacılıkta haftalık müşteri ziyareti sayısı bazen önemli göstergelerden birisidir. Ne kadar çok yeni müşteriye giderseniz satış yapma ihtimaliniz o kadar artar. Eski müşterileri ziyaret ederseniz, hem ilişkinizi korumuş olur hem de bilgilerinizi güncellersiniz. Yeni ürünleriniz varsa satabilirsiniz. Eğer B2B satış yapan bir iş modeliniz varsa haftada ziyaret edebileceğiniz müşteri sayısı bir çok faktöre göre değişebilir; içinde bulunduğunuz sektör, yaşadığınız il, kapasiteniz vb. B2C iş yapıyorsanız ulaşabileceğiniz potansiyel müşteri sayısıda kriter olabilir. Bunları istatistiklerinizden takip edebilirsiniz. Sepetine bir ürün eklediyse bu güzel bir gösterge olabilir. Sepetin son aşamasına gelip çıkıyorsa işte size potansiyel müşteri sayısı.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong>c.	Ödeyen müşteri sayısı: </strong>Bir önceki maddede yer alan potansiyel müşterilere ulaşmak önemlidir ama eninde sonunda gol atmanız lazım. Aylık satış yapacağınız farklı müşteri sayısı en önemli kriter olabilir. Bu madde doğrudan sizin ciro hedefinizi etkileyecektir. Bir çok ürününüz varsa ciro – müşteri sayısı bağlantılı olmakla beraber aynı hedefler değildir.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong>d.	Karlılık: </strong>Bir çok müşteriye satış yapabilirsiniz, ciroyuda tutturmuşsunuzdur ama kar marjı düşük cep telefonlarından satmışsınızdır ya da eticaret sitenizden altın külçe satıyorsanız ciro hedefi tamamdır ama karlılık %1 lerde kalmıştır. Karlılıkta tüm diğer düğmelerle beraber hareket ettirilmelidir. Aynı anda hedeflere ulaşmak lazımdır. ( <em>Ne kadar güçleşti oyun yahu. Tüm hepsini yapamayız ki. Elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Görmüyormusun müdür? Dün bütün gece çalıştım durdum, sende yanımdaydın</em> )</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong> e.	İstatistikler </strong>(trafik, sayfa görüntülenme, ortalama zaman) Sitenizin istatistiklerini ne küçümseyin ne de abartın. Binlerce kişi sfitemize geliyor diye etrafınızdakilere anlatmaya kalkarsanız yalanınız yatsıya kadar yanar. Gerçek rakamlarınızı söylerseniz hiç bir zaman sorun yaşamazsınız. Günlük olarak istatistiklerinizi takip edin. Soru geldiğinde hangi rakamı paylaşacağınızı hangisini gizli tutacağınızı tüm ekip bilsin. Bakar öğrenirim aşağı yukarı şu kadardır diye cevap vermeyin. Bu bilmiyorum demekten daha kötüdür. Zaten sitenizin genel istatisiklerini de bilin. Detaylı istatistiklere dönüp bakabilirsiniz. Tüm bu rakamlar sizin en güzel performansınızı gösterecektir. Size olan ilgi arttıkça siteniz daha çok ziyaret edilecek veya sitede kalınan süre artacaktır. Geleceğe yönelik eğilimleri rakamlarla tahmin edebilirsiniz.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong>f.	Üye sayısı: </strong>İstatistikler sitenin ziyaretçi sayısı, ortalama zaman, sayfa görüntülenmeyi ölçerken, siteniz üyelik alıyorsa bu rakamda önemli bir gösterge olacaktır. Kendi isteğiyle üye olanların sayısı hedefleriniz arasına girebilir. Aynı şekilde ayrılan üyelerin yüzdesini de takip etmelisiniz. Havuzu yukardan doldururken aşağıdan kaçak olmamalı.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong> g.	Yeni ürün sayısı: </strong>Her iş modeline uygun olmamakla beraber, yeni ürün geliştirme sayısı da hedefler arasına girebilir. Bazı zamanlar yelpazenizi arttırmak satışlara positif etki yapabilir. Bu madde tamamen iş modeline ve şirkete göre değişebilir.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong> h.	Yeni versiyon, yeni özellikler: </strong>Yeni versiyonunuzun fonksiyonlarını ve yapacaklarınızı aynı açmadan önce yaptığınız gibi açıkça yazmalısınız. Ne zaman hangi özellikleri koyacağınızı bilmelisiniz. Yazılımcılar elimizden geldiğince hızlı yaparız, en kısa sürede bitiririz gibi süreler verebilirler izin vermeyin, onlardan son tarihler isteyin. “10 Haziran 2010 Perşembe saat 17:00 de bu versiyonu açıyoruz“ cümlesinin altına onaylarını mutlaka alın. Muhlak tarihler vermeyin. Kesin tarihler olsun. “<em>Haziran’da bitiririz, hafta sonu çalışıcam, yarın akşam bir bakayım</em>“ hedef olamaz.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong>i.	Altyapı verimliliği: </strong>Açık bir internet sitenin yüklenme hızı önemli bir değişken olabilir, bu verimliliğin arttırılması yazılı hale getirilebiliyorsa hedef olabilir. Sitelerin işlevlerini hızlı yerine getirmeleri önemli sonuçlar doğurur.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong>j.	İşbirlikleri, ortaklıklar: </strong>Müşteri ziyaretleri gibi önceden işbirliği yapabileceğiniz üçüncü tarafları belirlemeli bunları hedefleriniz içine koymalısınız. Bu taraflarla tanışmalı, toplantılar yapmalı ve karşılıklı fayda sağlayacak modeller ortaya koymalısınız. İş birliği yapacağınız firma, site veya şirket sayısı ve yaptıklarınız performanslarınız arasında yer alır.</p>
<p style="padding-left: 30px;"><strong>k.	Pazarlama</strong>: Reklam harcamalarınız, ROI oranları önemli gösterge olabilirler. Bunun yanı sıra basın bültenlerinizi gönderdiğiniz ve yayınlanmasını sağladığınız haber sayısı, sosyal mecrada sizden ne kadar bahsedildiği rakamsal olarak gösterilebiliyorsa sizin performans toplantınızda konuşulabilecek bir madde olabilir. Yaptığınız işleri anlatacağınız blog yazarı sayısı, yer aldığınız dergi makalesi belki bazı internet şirketleri için hedef olabilir.</p>
<p>Performanslarınızı üçer aylık belirleyebilir aylık hedefler koyup bunları gerçekleştirmek için haftalara bölebilirsiniz. Daha sonra her ay sonunda önceden belirlenmiş bir tarihte aylık performansınızı oturup ekip arkadaşlarınızla veya bir yönetim kurulunuz varsa onlarla mutlaka ciddi bir toplantıda konuşmalısınız.</p>
<p>Hedeflerin ne kadar yakınında veya uzağında olduğunuzu değerlindirmelisiniz. Eğer hedeflerin çok üstünde veya altındaysanız o zaman revize etmeniz gerekebilir. Hedefleri koyun ancak onların üzerine oynamayın yani gerçekleştirebilme yeteniğiniz varken gelecek aya bir müşteriyi sarkıtmayın. Her hedefin bir sorumlusu ve gerçekleştirilme tarihi olmalıdır. Unutmayın bu şirket sizin, başkası için çalışmıyorsunuz. Kendinize hesap verin.</p>
<p>“<em>Hedefleri koyarız sorun değil, tamam hepsi benim aklımda zaten, daha önce de yazmıştık bunları</em>” gibi cümleleri söylettirmeyin. Bir sayfalık özet hedef tablosu, arkasına detaylı 2-3 sayfalık açıklamaları koyun ve altına imzalarınızı atın. Bu önemlidir, imzalanmış dokümanları dosyalayın, toplantıdan önce masanın üzerine koyun. Sorumlusu 1 ay içinde neler yaptığını anlattıktan sonra hedeflerin ne kadarına ulaştığını eğer altındaysa bundan sonraki ay neler yapacağını anlatsın.</p>
<p>Bahane üretme toplantıları yapmayın. Her toplantı sonucunda bir çözüm, uygulayacak kişiler ve gerçekleştirilme tarihleri ortaya konulmalıdır. Toplantılarınız eğlenceli ama laubali olmasın, ciddi fakat sıkıcı olmasın, herşeyin üzerinden geçin ama uzun tutmayın. Bunları başaramıyorsanız bir araya gelip Playstation oynayın.</p>
<blockquote><p>Özetle: &#8220;<em><strong>Nereye gideceğini bilmeyen kapatana hiçbir rüzgar yardım etmez</strong>&#8220;</em></p></blockquote>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: left;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%253A%252F%252Fburakbuyukdemir.com%252Fkizim-sana-soyluyorum-gelinim-sen-anla%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22K%C4%B1z%C4%B1m%20sana%20s%C3%B6yl%C3%BCyorum%20gelinim%20sen%20anla%22%20%7D);"><script type="text/javascript">topsyWidgetPreload({ "url": "http%3A%2F%2Fburakbuyukdemir.com%2Fkizim-sana-soyluyorum-gelinim-sen-anla", "style": "small", "title": "Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla" });</script></div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://burakbuyukdemir.com/kizim-sana-soyluyorum-gelinim-sen-anla/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okurken kendi işinizi kurmanın 10 yolu</title>
		<link>http://burakbuyukdemir.com/okurken-kendi-isinizi-kurmanin-10-yolu</link>
		<comments>http://burakbuyukdemir.com/okurken-kendi-isinizi-kurmanin-10-yolu#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 15:58:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Buyukdemir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Girişimciler]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[kendi işini kurmanın yolları]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[okurken girişim]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://burakbuyukdemir.com/?p=139</guid>
		<description><![CDATA[Bir üniversite veya yüksek okulda okumak birçok öğrencinin hayalidir. Yanlış bir eğitim ve öğrenim sistemi içinde bir üniversitede okumaya başladıysanız sistem sizi başından sonuna kadar şirketlerde bir çalışan olarak hazırlayacaktır. Mezun olduktan sonra yakın çevreniz sizin bir masa bir kartvizit sahibi olmanız için size baskı yapmaya başlayacaktır. Hele okul bittikten sonraki dönemde bu baskı daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p>Bir üniversite veya yüksek okulda okumak birçok öğrencinin hayalidir. Yanlış bir eğitim ve öğrenim sistemi içinde bir üniversitede okumaya başladıysanız sistem sizi başından sonuna kadar şirketlerde bir çalışan olarak hazırlayacaktır. Mezun olduktan sonra yakın çevreniz sizin bir masa bir kartvizit sahibi olmanız için size baskı yapmaya başlayacaktır. Hele okul bittikten sonraki dönemde bu baskı daha da artar. İşsiz olduğunuzu söylememek için birçok yol bulmaya çalışmaya başlarsınız. Bu sebeple sevmediğiniz bir işte ve sektörde çalışmaya başlayabilirsiniz. Bu otoyoldan çıkış bazen oldukça uzak bir tabeladan sonra olabilir. Yani işin bir de alternatif maliyeti var. Yanlış bir iş bütün yaşamınızda sizi mutsuz edebilir.</p>
<p>Aslına bakacak olursanız herkesin istediği bir işte severek çalıştığı bir ekonomi çok daha verimli olur. Ülkenin toplam geliri çok daha hızlı artar. Yenilikçi birçok ürün ortaya çıkar, yabancı rakiplerinden üstün firmalar doğar. O zaman eğitim ve öğrenim sistemimizde öğrencileri verimli şekilde çalışabilecekleri hatta kendi işleri kurmaya özendirici yapıların kurulması şart.</p>
<p>Özellikle teknoparkların bir an önce büyük şirketlerin vergi kaçırdıkları alan olmasının önüne geçilmeli, küçük girişimcilere destek verecek, yeni birçok fikrin filizleneceği mekânlar haline getirilmesi için harekete geçilmelidir. Üniversitelerle sektörlerin yıllardan beri bitmeyen üniversite – sanayi işbirliği kavramı artık pratiğe dökülmelidir. Maalesef yurtdışında yakalanan bu işbirliği Türkiye’de istenilen seviyelere hiçbir zaman getirilmemiştir.</p>
<p>Ülkeyi kurtardık gelelim asıl meseleye. Bir okulda okurken kendi internet girişimini başlatmak isteyen öğrenciler neler yapmalı. İnternet girişimciliği konusunda birçok üniversitede panel, seminer ve toplantı sonucunda elde edindiğim izlenimleri 10 maddeye toparladım.</p>
<p><strong>1.	Çalışın:</strong> Staj yapın, yarı zamanlı çalışın, yaz tatillerinde tam zamanlı çalışın. İş dünyasındaki insanlarla tanışın: Okullara kapak atıldığında aslında eğlencenin dibine vurmak için uygun zaman aranır. Hatta sık sık bunun dozu kaçırılır. Eğer bu seviye optimumda tutulmazsa emin olunki sonu hayırlı olmayabilir. Yazın ve final sınavları aralarında hatta hafta sonları bile değerlendirebileceğiniz zamanlardır. Mutlaka okurken her yaz farklı bir sektörde staj yapın. Bu stajı uzun tutun. En az 2 ay mümkünse 3 ay staj yapın. Eğer yaz okuluna gidiyorsanız yarı zamanlı staja devam edin. İş dünyasına yakınlaşın. Size kitaplarda anlatılanlarla gerçek hayattakiler arasında bağ kurmaya çalışın. İş dünyasındaki insanlarla iletişim kurun onlarla sürekli temas halinde kalın. E-postayla periyodik olarak onları sıkmayacak şekilde bilgilerinizi güncelleyin. Ders zamanlarında onları ziyaret edin. Derslerinizi etkilemeyecek şekilde dönem içinde yapabileceğiniz küçük işler varsa onlara yardımcı olun. Eğer aile şirketi varsa küçükte olsa sorumluluk alın ve tüm ders yılında ailenizin işinde bilfiil yardımcı olun. En ucuz tecrübeler hep başkalarının yanında öğrenilir. Gözlerinizi, kulaklarınızı açık tutun. Çalışırken öğrenin. Bunları blogunuzda paylaşın.</p>
<p><strong>2.	Araştırma yapın: </strong>İhtiyaçları sadece öğrenciler çevresinde değil, tüm sektörlerde görmeye çalışın. İş fikirleri geliştirin ancak hepsini yapmaya çalışmayın. Genellikle okuldayken tüm öğrenciler ihtiyaçları eğitim hayatı içinden görürler. Sanki tüm dünya öğrenciler üzerine kurulmuştur. Okuldaki talebi görmek önemlidir. Belki çok yeni bir pazar keşfedebilirsiniz, ama unutmayın tüm ekonomi öğrenciler veya gençler üzerine kurulmamıştır. Üniversite veya yüksek okullar araştırma yöntemlerini size gösterirler. Bu araç elinizde olursa her türlü konuyu detaylı öğrenmek sizin elinizde olur. Hem gerçek dünyada hem de internette araştırma yapın. Ticaret odaları, sanayi odaları, meslek birliklerine, kütüphanelere gidin. Sayılarla ve istatistiklerle haşır neşir olun. İnterneti sadece gazete, eposta ve anlık mesajlaşma için kullanmayın. Her internet sitesine girdiğinizde yaptıklarını analiz edin. İş modellerini çizin. Nasıl yaptıklarını öğrenin. Öğrencilik sırasında yapmak istediğiniz onlarca fikir ortaya çıkabilir. Sırayla hepsini yapacağız yanılgısına düşmeyin. En önemli iş fikrini ortaya çıkardıktan sonra sadece onun üzerinde çalışın. Dikkatinizi dağıtmayın. Onlarca tavşanın peşinde koşarsanız hiçbirisini yakalayamazsınız. Beyaz tavşanın peşine düşün.</p>
<p><strong>3.	Sosyal çevre edinin.</strong> Arkadaşlarınızla ilişkinizi geliştirin: Okurken tüm arkadaşlarınızla iyi ilişkiler kurmaya çalışın. (<em>Bu cümle kötü niyetli olarak okunmasın, makalenin konusunun sadece okurken kendi işinizi nasıl kuracağınız olduğunu unutmayın</em>) Mezuniyet sonrasında arkadaşlarınız sizin işbirliği yapacağınız şirketler haline gelecekler. Sadece kendi okunuzla kalmayın. Başka bölümlerdeki öğrencilerle, diğer şehirdekilerle tanışın. İşbirliği yapabileceğiniz noktaları ortaya koyun. Bu şekilde belki gelecekteki ortağınızı bile bulabilirsiniz. Sosyal çevre edinmeyi bir alışkanlık haline getirin. Fikirleriniz dünyanın en yaratıcı fikirleri bile olsa da unutmayın iş insanlarla yapılıyor. Sadece öğrencilerle değil staj yaptığınız veya partime çalıştığınız şirketlerde iş dünyasından insanlarla da tanışın ve iletişimi internet ortamında koparmadan devam ettirmeye çalışın.</p>
<p><strong>4.	Seminer, panel, konferanslara katılın. Kitap okuyun.</strong> Yanlış arkadaş çevresine takılırsanız bu tür etkinlikler aranızda küçük düşürücü aktiviteler gibi algılanabilir. Bir panele veya seminere gittiğinizde inek damgası bile yiyebilirsiniz. Unutmayın ekmek aslanın ağzında. Mezun olduğunuzda sizi büyük bir rekabet bekliyor olacak. Dozunda eğlenenin arkadaşlarla takılın ama iyi bir konferansı veya iş dünyasından birisiyle sohbeti kesinlikle kaçırmayın. Kulüplerin düzenlediği bu tür etkinliklere bazen taşıma su şeklinde zorla öğrencilerin getirildiğini görüyorum. Konuşma bitse de gitsek şeklinde bakıyor oluyorlar. Soru sorulmuyor, bittiğinde evli evine köylü köyüne dağılıyorlar. Her konferansa katılmak zorunda değilsiniz. Kendi işinizi kurmak istiyorsanız ilgi alanlarınıza göre bir seçim yapabilirsiniz. Önerim iş dünyasından gelen tüm çalışanların ve özellikle de kendi işini kurmuş olanlarla olan sohbetleri kaçırmamanız. Bunun yanı sıra işletme, yönetim, pazarlama, satış, muhasebe, ekonomi konularındaki seminerleri pas geçmeyin. Sadece okunuzdaki etkinliklerle kendinizi bağlı tutmayın. Büyük şehirde oturuyorsanız diğer seminer, konferans ve panel programlarını takip edin. Diğer üniversite kulüplerinin yaptığı etkinliklere katılın. Sertifika için değil öğrenmek için salonda oturun. Konuşma sonunda soru sorun, tanışmak istediğiniz bir konuşmacıysa kendinizi tanıtın ve kartvizitini isteyin. Tüm yapmak istediklerinizi anlatmaya çalışmayın. Daha sonra e-postayla iletişim kurabilirsiniz.</p>
<p><strong>5.	Kulüplerde etkin rol alın:</strong> Kulüpler küçük bir şirket simülasyonu gibidir. Yönetim kurulları vardır. Belli bir bütçeleri ve yıl içinde ulaşacakları hedefler bellidir. Belki bir kongre belki bir organizasyon yapacaklardır. Kendi bütçelerini kendileri belirlerler. Satış veya sponsorluk için kulüpteki öğrenciler etkin olarak çalışırlar. Bir şirkete gidip bir ürün satmanın, bir organizasyon düzenlemenin ne olduğunu bu süreç içinde öğrenebilirler. İş dünyasıyla bu etkinliklerde çok yakın çalışırlar. Arkadaşları onların çalışanları olmamasına rağmen bir hiyerarşi içinde insan yönetimi konusunda tecrübe sahibi olurlar. Her etkinliğin bir başlangıç ve bitişi olacağı için tarihlerle çalışmayı öğrenirler. Bazen bu çalışmalar dersleri aksatabilir. Bunun dengesini yine sizin kurmanız gerekmektedir. Bir kulüpte başkan olmak oldukça iyi bir deneyim kazandırır. Açılışlarda büyük bir topluluğa konuşma yapmanın ne olduğunu anlayabilirsiniz. Kulüp çalışmaları bazen size işbirliğini öğretebilir. Sadece girişimcilik değil bir dağcılık kulübü size ekip olarak nasıl çalışabileceğinizi ve ekip arkadaşlarınıza güvenmenin değerini öğretebilir. Tüm bu tür çalışmaların sizi gerçek yaşama çok daha erken hazırlayabileceğini düşünüyorum.</p>
<p><strong>6.	Küçük girişim denemeleri yapın.</strong> Etkinlik düzenleyin, yıllık basım işini alın, fotokopi satın: Mezun olmadan önce yıllık basım işi bazı üniversitelerde gerçekten karlı bir iş olabilir. Hem riskli hem de zor bir girişim olabilir. Talep yaklaşık bellidir ama bu işin tüm süreçlerini kısıtlı bütçe ve yine bir ekiple yapmak oldukça zor olabilir. Küçük bir işletme simülasyonu daha. Ben yapmadım ama şu anda görüyorum ki çok güzel bir tecrübe elde edebilirsiniz. İyi düşünün öyle karar verin. Bu yazıyı okuduktan sonra yapmayın, gerçekten yapabilme potansiyeliniz varsa girişin. Sorumluluk kabul etmem. Başka küçük girişimler yapabilirsiniz. Baskısı bitmiş bir kitabı (telif haklarına tecavüz etmeden) bastırıp veya çok iyi tutulmuş notlarınızı birleştirip pazarlayabilirsiniz ve / veya eski ders yılı sorularını düzenli bir şekilde satabilirsiniz. Yılbaşı partisi, yeni jargonlar “Spring break” “ilkbahar arası”, yaza merhaba partileri düzenleyebilirsiniz. Bu etkinliklerde risk almayı para kazanmayı öğrenebilirsiniz. Bu sırada belki internette küçük eşyalar satabilirsiniz. Gittigidiyor.com’dan bir dükkan açıp veya hazır elektronik ticaret altyapılarından birisini kullanıp ürünler satabilirsiniz. Fatura yazmayı, kdv ödemeyi, gelir vergisiyle tanışmayı öğrenirsiniz.</p>
<p><strong>7.	Derslerinizi önemseyin:</strong> Sadece geçmek için değil öğrenmek için çalışın:  Zorla sadece dersleri geçmek için değil, daha sonra faydalanacağız bilgilerin öğrenmek için çalışın. Sınav öncesi yüklenip fotokopileri ezberlemeyin. Hergün daha az vakit harcayıp düzenli bir sistem kurun. Böylece hem kendinize vakit kalır hem de sınav öncesi haftalarda stres yapmazsınız. Her ders size bir şeyler öğretir bunu anlamaya çalışın. Temel dersler çok önemlidir, altyapınızı oluşturur. İntegral logaritma vb. nerede kullanacağım diye sakın düşünmeyin. Bu temel bilimler sizi tüm virüslerle mücadele etmenizi sağlayan aşılar gibidir. Her zaman kullanabilirsiniz. Küçük bir matematik bilgisinin finans dünyasında milyonlar ettiğine tanıklık edebilirsiniz. Yukarda bundan önceki maddeler size okul dışındaki birçok şeyi öneriyor olsa da sakın okulu boşlamayın. Size bundan sonraki yaşamınızda vereceği bakış açısını öğrenin. Okullar size pencereler açar, o pencereleri kullanmak size kalır.</p>
<p><strong>8.	Bilgisayar ve interneti sadece eğlence için değil, iş için kullanmayı öğrenin.</strong> Bilgisayar kurslarına katılın: Okuldan mezun olduktan sonra nasıl bir girişim yapacak olursanız olun bilgisayar bilgisi kritik önemde olacak. Bilgisayarı sadece oyun oynamak ve internette mesajlaşmak için kullanmayın. Okul hayatınız sırasında bilgisayar eğitimlerine katılın. Belediyeler ve meslek örgütleri bedava kursalar açıyorlar, bunları takip edin ve katılın. Bilgisayar bölümünde okumasanız bile temel yazılım bilgisini öğrenmeye çalışın. Programlama yapmayacak bile olsanız bu konudaki bilginiz size çok kapı açacaktır. Bunun yanı sıra işinizde yazılım ihtiyacı duyduğunuzda teknik insanların nelerden bahsettiğini çok yakından anlayacaksınız. Eğer internet üzerinde bir iş yapmak istiyorsanız bu söylediklerimin biraz daha ilerisine geçebilirsiniz. Sizin yerinizde olsam vaktimin önemli bir kısmını yazılım ve tasarım konusunda kendimi geliştirmeye harcardım. Mezun olduktan sonra bu kadar bol vaktiniz olmayacak. Mezun olduktan sonra programcı olmasanız da internet girişiminde teknoloji en önemli araçlarınızdan birisi olacak. Üniversitelerde yaptığımız panel ve sohbet toplantılarında öğrencilerin interneti sadece haber almak, eposta göndermek ve çoğunlukla da sosyalleşmek için kullandıklarını tespit ediyorum. Kendi işinizi kuracaksanız internet sizin için bulunmayacak bir kaynaktır. Bunu okurken çok verimli değerlendirin.</p>
<p><strong>9.	En az bir yabancı dil öğrenin:</strong> Bu bir klişedir. Yıllardır söylenir durur. Bir dil bir insan felan filan. Şunu açıklıkla söyleyeyim, beğensekte beğenmesekte kapitalist düzen ve network ekonomisi ülkeleri birbirine çok yaklaştırdı. Kurduğunuz işin rakipleri bir anda başka bir ülkedeki firma olabiliyor. Bunun yaı sıra şirketler işbirliği için sadece kendi ülkelerindeki sektörleri değil diğerlerini de erişiyorlar. Özellikle internet girişimleri global olmak için çok daha avantajlı oluyor. Bir konferansta projenizi anlatacaksanız, sosyal bir çevre edinecekseniz mutlaka aynı frekansta konuşuyor olmalısınız. İngilizce internet ekonomisi için nerdeyse şart, bunun yanına diğer diller sizin bonus puanlarınız olur. Şirketinizin değeri sizin onu nasıl temsil ettiğinizle de yakından bağlantılıdır. Bu bakımdan okul hayatınız süresinde yabancı bir dili çok iyi konuşun. Anlıyorum ama konuşmada sıkıntım var filan demeyin. Hem iyi anlayın hem de iyi konuşun. (<em>Bu madde yanlış anlaşılmasın Türkçe&#8217;nin etkin olarak kullanılması konusu değil, iletişim kurmak, araştırma yapmak için yabancı bir dilin gerekliliğini belirtmek istedim. Yoksa tüm yazışmalarımızda güzel Türkçemizi kullanmaya teknolojik terimlerin Türkçe karşılıklarını kullanmaya dikkat etmeliyiz. En basit örnek email yerine eposta kullanıyorum. Bunun yanı sıra yazımdaki yanlışları bana iletebilirsiniz</em>)</p>
<p><strong>10.	Soru sorun.</strong> Büyüklerin, öğretim üyelerinin, tecrübeli insanların fikirlerini dikkatle dinleyin, analiz edin, hem onları hem kendinizi sorgulayın: Nedensellik konusunda kafa yorun. Her yapılanı doğru kabul etmeyin. Sorgulayın. Soru sorduğunuzda emin olun ki ya gerçek sebebini öğrenirsiniz ya da bunun doğru yöntemi olmadığını anlarsınız. Öğrencilerde genellikle protest bir duruş vardır. Sorgulamaya başladıktan sonra dik kafalalılık, inatlaşma, doğru bildiğini sanma, araştırmadan eksik sallama, araştırma yöntemlerini bilmeme, istatistik kelimesine bile yaklaşmamışlık en sık rastlanana sıfatlardır. Öğrenciyseniz ilk olarak dinlemeyi ve dinlediklerinizi hazmetmeyi öğrenin. Bu emme basma tulumba gibi başınızı sallamanız anlamına gelmediği gibi sürekli itiraz etmek anlamında gelmiyor. Bu iki ucun arasında doğruyu bulacaksınız. İş dünyasından önemli kişilerle iletişimde olursanız onlar size önemli kararlarınızda koçluk yapabilirler. Öğretim görevlileriyle sadece ders notları konusunda değil öğrenmek istediğiniz temalarda konuşursanız size yol gösterirler. Bu tecrübeli insanları dileyin, size çoğu yardım etmek istiyor. Küçümseme, hor görme, suçlama, bahane üretmeyi unutun. Onları dinleyin, not alın, araştırın, öğrenin ve soru sorun. Bu döngü çok zordur. Bunu başarabilirseniz mezun olursunuz.</p>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: left;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%253A%252F%252Fburakbuyukdemir.com%252Fokurken-kendi-isinizi-kurmanin-10-yolu%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Okurken%20kendi%20i%C5%9Finizi%20kurman%C4%B1n%2010%20yolu%22%20%7D);"><script type="text/javascript">topsyWidgetPreload({ "url": "http%3A%2F%2Fburakbuyukdemir.com%2Fokurken-kendi-isinizi-kurmanin-10-yolu", "style": "small", "title": "Okurken kendi işinizi kurmanın 10 yolu" });</script></div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://burakbuyukdemir.com/okurken-kendi-isinizi-kurmanin-10-yolu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>19</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>10 adımda internet girişimcisi olmak</title>
		<link>http://burakbuyukdemir.com/bir-insan-bircok-kez-basarisizliga-ugrayabilir-ama-baskalarini-suclamaya-baslamadigi-surece-basarisiz-bir-insan-degildir</link>
		<comments>http://burakbuyukdemir.com/bir-insan-bircok-kez-basarisizliga-ugrayabilir-ama-baskalarini-suclamaya-baslamadigi-surece-basarisiz-bir-insan-degildir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2009 20:45:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Buyukdemir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Girişimciler]]></category>
		<category><![CDATA[10 altın kural]]></category>
		<category><![CDATA[başarılı internet girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[internet girişimcisi]]></category>
		<category><![CDATA[internet girişimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://burakbuyukdemir.com/?p=100</guid>
		<description><![CDATA[1. Ortaklarınızı iyi seçin Şirketinizi kurarken insan kaynağı sizin en önemli sermayeniz olacaktır. Güvenilir, uyumlu çalışabileceğiniz kişileri seçin. En iyi arkadaşlarınız en iyi iş ortağınız olmayabilir. Çok güzel vakit geçirdiğiniz arkadaşlarınızla ticari iş ilişkisi kuramayabilirsiniz. Bu bakımdan İnternet şirketinizin kurulum aşamasında fikren anlaşabileceğiniz, uzun süre beraber çalışmayı düşünebileceğiniz A takımınızı kurun. Eğer kendinize güveniyor ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>1. Ortaklarınızı iyi seçin</strong><br />
Şirketinizi kurarken insan kaynağı sizin en önemli sermayeniz olacaktır. Güvenilir, uyumlu çalışabileceğiniz kişileri seçin. En iyi arkadaşlarınız en iyi iş ortağınız olmayabilir. Çok güzel vakit geçirdiğiniz arkadaşlarınızla ticari iş ilişkisi kuramayabilirsiniz. Bu bakımdan İnternet şirketinizin kurulum aşamasında fikren anlaşabileceğiniz, uzun süre beraber çalışmayı düşünebileceğiniz A takımınızı kurun. Eğer kendinize güveniyor ve işi tek başınıza yapacağınıza inanıyorsanız ortaklık kurmadan profesyonel yöneticiler alabilirsiniz.</p>
<p><strong>2.	Doğru fikir</strong><br />
Ortaya fayda koyun. Fikrin çok ilginç olması önemli değildir. Müşterinize sağladınız faydayı açıklıkla anlatabilmelisiniz. Gelir modeli olmayan fikirler üzerinde çok zaman kaybetmeyin. Gelir modeli sadece reklâma dayanan modelleri dikkatlice değerlendirin. Birden fazla gelir kalemi olmasına önem gösterin. Fikri bulduktan sonra ilgili pazarı analiz edin veya bildiğiniz bir sektör hakkında fikir geliştirin. Bu sektörde geliştirdiğiniz iş fikrine yakın modelleri analiz edin, başarılı ve başarız örnekleri inceleyin. Fikrinizin avantajlarını ortaya koyun.</p>
<p><strong>3.	Hızlı hareket edin</strong><br />
Sanal dünyada kurallar çok hızlı değişmektedir. Yeni şirketlerin kurulması ve pazarda pay kapmaları eski ekonomiden çok farklı olarak daha hızlı olabilmektedir. Fikrinizi hayata geçirmek için hızlı davranın, aylarca iş planı yapmakla uğraşmayın. Girişiminizin ilk aylarında çok uzun saatler çalışmanız gerekebilir. Ekibinizdeki arkadaşlarınızı bu tempo konusunda bilgilendirin. İlk günlerde az kişi çok verimli çalışmak zorunda kalabilirsiniz. Küçük bir ekip olarak hem hızlı hareket etmelisiniz hem de bir çok işi eş zamanlı yapmalısınız. Planınızı bölümlere ayırın ve yazılımlarınızı sürümlerle hayata geçirin, küçük ama internet üzerinde geliştirmeler yapın. Tüm her şeyi birlikte bitirmeye çalışmayın.</p>
<p><strong>4.	Fikrinizi gerçekleştirin</strong>, <strong>gerçekleştirin</strong>, <strong>gerçekleştirin</strong><br />
Fikir ne kadar güzel, yeni veya bulunmaz olsa da siz onu hayata geçirmedikçe hiç bir değeri yoktur. Fikir üzerinde belli bir süre kafa yorduktan sonra internet fikrinizi gelir modelini de içine alacak şekilde hayata geçirmek için adım atın. Fikir toplantılarını uzatmayın. Dünyanın en yeni teknolojisini bulduğunuzu düşünseniz de bunun ön araştırmasını yapın, daha önce deneyenlerin tecrübelerini okuyun veya pazar araştırması yapın. Mutlaka taşın altına elinizi koyun ve etkinliğe geçin.</p>
<p><strong>5.	Müşterinizi dinleyin, anlayın, dinleyin, anlayın</strong><br />
İnternet girişiminizi kurduğunuzda ilk müşterileriniz çok önemlidir. Sizlerin büyümesine ve ağızdan ağza yayılmasına bu ilk öncü kullanıcılar karar vereceklerdir. Onlar arkadaşlarına tavsiye ederlerse girişiminiz hızlı büyüyebilir. Onların geri beslemelerini dikkate alın ve uygulamalarınızda onlara mutlaka kulak verin. Geliştirmelerinizi onlara danışın. İlk müşterilerinizden grup oluşturun, testlerinizi mutlaka onlara açın. Bunun yanı sıra müşterilerinizin memnun kalmaları için hizmet seviyenizi elinizden geldiğince yüksek tutun. İlk 6 ay içinde bu kültürü oluşturursanız tüm şirket hayatı bu başlangıç evresinden etkilenecektir.</p>
<p><strong>6.	Size aşık kullanıcılar oluşturun</strong><br />
Sıradan marka olmayın. Sizin yerinize sizi anlatacak tanıtacak, markanıza âşık müşteriler oluşturun. Koluna Harley Davidson dövmesi yapacak bir müşteri markasına ne kadar bağımlıysa, sizde müşterilerinize bu bağımlılığı sağlayacak ürünler hizmetler vermeye çalışın.</p>
<p><strong>7.	Odaklanın</strong>, <strong>odaklanın, odaklanın</strong><br />
Belli bir pazara odaklanın. Ölçeklenebilir büyüyen bir pazarda hizmet verecek bir ürün seçin. Tek işiniz bu olsun yan işlerle uğraşmayın. Hem dışardan çalışır hem de akşamları internet işini yaparım diye düşünmeyin. 24 saatinizi sadece bu işe adayın. Başka işle uğraşmayın. Risk alınması gerekiyorsa alın. Müşterilerinizi dinleyin onlara en iyi hizmeti vermeye odaklanın. Şirketin başlangıç döneminde olduğu gibi diğer aşamalarda da müşteri odaklı olun.</p>
<p><strong>8.	Kaynaklarınızı verimli kullanın</strong><br />
İnternet girişimlerinin başlangıç günlerinde kısıtlı sermayenizi çok düşünceli harcayın. Büyük sermayeli grupların sizi yenebileceğini düşünmeyin, eğer işinize odaklanıyorsanız sizden başkası bu konuda daha iyi hizmet veremez. Başlangıçta sermaye olarak koyduğunuz her kuruşun hesabını yapın. En ucuz yolları bulun. Şirketinize yeni elemanlar almak yerine dış kullanıma yönelim. Birçok işinizi serbest çalışanlara yaptırabilirsiniz. Diğer internet siteleri ve şirketlerle işbirlikleri yapın. Her iş için para harcamaya çalışmayın. Ofis masraflarınızı kısın. Kirası düşün bölgelerde ofis tutmaya çalışın. Sizin yarattığınız değer ilk aşamada mobilyalardan daha önemlidir. İlk aylarda görselliğe önem vermeyin, sorun yapmayın. Pazarlama ve reklâm için yaratıcı gerilla pazarlama yöntemleri kullanın, arkadaşlarınızı sizi anlatmaları için ikna edin.</p>
<p><strong>9.	Yaptıklarınızı ölçün</strong><br />
Her aşamada nerede olduğunuzu analiz edin. Planlamaya bir holding şirketi kadar uzun zaman ayırmayacak olsanız da başlangıç aşamasında ve diğer dönemlerde nerede olduğunuzu ve nereye gitmek istediğinizi yazın. Bunları her ay kontrol edin değerlendirin. Ölçümsüzlük ve plansızlık sis içinde hedefinizi bulmaya benzer.</p>
<p><strong>10.	Moralinizi yüksek tutun, korkmayın, sabredin, vazgeçmeyin</strong>, <strong>tekrar deneyin</strong><br />
Başarısızlıktan korkmayın, tekrar deneyin. Bazen çevrenize kulaklarınızı tıkayın. Sizi ümitsizliğe sevk eden, yapıcı olmayan, desteksiz eleştiriler yapanları çevrenizden uzakta turun. Sizin enerjinizi emerler. İnternet girişimciliğinin her aşamasında olaylara objektif, yapıcı ve çözüm odaklı insanları yanınızda bulundurun. Yaptığınız işin önemini anlamayan, internet konusunda bilgisi olmayanların söylediklerine kulaklarınızı tıkayabilirsiniz. Ben demiştim, diyenleri uzaklaştırın. Sabırlı olun. Unutmayın Roma bir günde kurulmadı. Tekrar tekrar deneyin. Her sabah heyecanla işe başlayın. İşinize aşık olun.</p>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: left;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%253A%252F%252Fburakbuyukdemir.com%252Fbir-insan-bircok-kez-basarisizliga-ugrayabilir-ama-baskalarini-suclamaya-baslamadigi-surece-basarisiz-bir-insan-degildir%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%2210%20ad%C4%B1mda%20internet%20giri%C5%9Fimcisi%20olmak%22%20%7D);"><script type="text/javascript">topsyWidgetPreload({ "url": "http%3A%2F%2Fburakbuyukdemir.com%2Fbir-insan-bircok-kez-basarisizliga-ugrayabilir-ama-baskalarini-suclamaya-baslamadigi-surece-basarisiz-bir-insan-degildir", "style": "small", "title": "10 adımda internet girişimcisi olmak" });</script></div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://burakbuyukdemir.com/bir-insan-bircok-kez-basarisizliga-ugrayabilir-ama-baskalarini-suclamaya-baslamadigi-surece-basarisiz-bir-insan-degildir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Müslim&#8217;in hikayesi</title>
		<link>http://burakbuyukdemir.com/muslimin-hikayesi</link>
		<comments>http://burakbuyukdemir.com/muslimin-hikayesi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Aug 2008 09:09:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Buyukdemir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Girişimciler]]></category>
		<category><![CDATA[çevre grup]]></category>
		<category><![CDATA[cevre grup temizlik]]></category>
		<category><![CDATA[girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[internet modelleri]]></category>
		<category><![CDATA[müslim]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik şirketleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://burakbuyukdemir.com/?p=56</guid>
		<description><![CDATA[Etohum Kampi &#8211; 10 Temmuz 2010 from Burak Buyukdemir on Vimeo. Kapalı bir odada akşam saatlerinde masa başındayım. Sıkıcı bir gün daha geçmişti. Sadece 2 aylık bir danışmanlık için burada bulunuyordum. Çalıştığım mekânın dışında bina ve çevre aslında muhteşemdi, ama iş ortamı gerginleşmişti. Neden bu danışmanlığı verdiğim konusunda artık en ufak fikrim bile kalmamıştı. Tam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p><object width="500" height="375"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=13320956&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=00ADEF&amp;fullscreen=1" /><embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=13320956&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=00ADEF&amp;fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="500" height="375"></embed></object>
<p><a href="http://vimeo.com/13320956">Etohum Kampi &#8211; 10 Temmuz 2010</a> from <a href="http://vimeo.com/burakbuyukdemir">Burak Buyukdemir</a> on <a href="http://vimeo.com">Vimeo</a>.</p>
<p>Kapalı bir odada akşam saatlerinde masa başındayım. Sıkıcı bir gün daha geçmişti. Sadece 2 aylık bir danışmanlık için burada bulunuyordum. Çalıştığım mekânın dışında bina ve çevre aslında muhteşemdi, ama iş ortamı gerginleşmişti. Neden bu danışmanlığı verdiğim konusunda artık en ufak fikrim bile kalmamıştı. Tam bu sırada ofisi temizleyen görevli geldi, masanın altındaki çöpü aldı, büyük poşetine boşalttı ve gülen bir ifadeyle iyi akşamlar diledi. Adı Müslim’di. Hollanda başkonsolosluğunun temizlik işlerini yapıyordu. Bana ne yaptığımı sordu, anlattım. Aslına bakacak olursanız bildiğimiz bir temizlikçiye hiç mi hiç benzemiyordu. Öğrenmeye açtı ben internetten bahsediyordum, o da dakikalarca sorular sorup dinliyordu.</p>
<p>Danışmanlığımı verdiğim süre içinde Müslim’le daha sık konuşur olduk, iş aralarında gelir, sohbet ederdik. Hollanda Başkonsolosluğunda başıma gelen en güzel şey aslında Müslim’le tanışmam oldu. Bir de oradan hatırladığım Başkonsolos <a title="Marco Hennis" href="http://www.zamanhollanda.nl/haberdetay.asp?id=356" target="_blank">Marco Hennis</a>’ti. Sıra dışı birisiydi. Bana sanki onun uzun süredir görmediği arkadaşıymışım gibi tüm konsolosluğu gezdirdi. Herkesle tanıştırdı, kendi hobilerinden bahsetti, Afganistan’dan getirdiği eşyaları, resimlerini gösterdi, hayatından bahsetti. Gerçekten çizginin dışında birisiydi. Hayat bazen size birkaç armağan verir, siz onu o zor alandan çıkartıp alırken bunların ne olduğunu anlamazsınız. Demlendikten sonra alırsınız tadını.</p>
<p>Müslim’le tanıştığımız sıralarda “<a title="Kümesteki kartal neden uçamaz" href="http://www.ideefixe.com/Kitap/tanim.asp?sid=FNJO7DSQBK8KP0XNZ3ON" target="_blank">Kümesteki kartal neden uçamaz</a>” ın baskıya hazırlandığı sıralardı. Bir gün konuşmalarımız sırasında kadrolu olarak çalışırken onu işinden çıkartmak istediklerini, dışardan şahıs firması kurmaları gerektiğini istediklerini söyledi. Bunu ilk başta kendisine yedirememişti. İtiraz etmiş, bunun olmaması gerektiğini çalıştığı kişilere anlatmaya çalışmış. Ne ettiyse başaramamıştı. Kendisi zorunlu olarak şahıs şirketi kurup dışardan konsolosluğa hizmet etmeye devam etmeye ben danışmanlığı bıraktığımda devam etti. Bunun bir fırsat olduğunu yıllar sonra tekrar buluştuğumuzda anlattı. Kafamda bir ışık yandı diyor. O gün çok kızmıştım ama bu benim hayatımı değiştirdi, dedi.</p>
<p>Hiç bağı hiç kopartmadık. Müslim her bayramda beni aradı. Kitap bittiğinde haber verdim. Kitabı bir çırpıda okumuş. Kendine oradan dersler almış, hatta çevresindekilere kitabın belli bölümlerini anlatmış, okumuş. Üzerinden 1 yıla yakın zaman geçtikten sonra Müslim beni tekrar aradı. Yeni bir ofise taşındığını söyledi. Çekingenlikle beni davet etti. Çok güzel değil ama gelirseniz çok sevinirim dedi. Girişimcilerin ofislerini görmeyi aslında çok seviyorum, ancak hemen ziyaretine gidemediğimi hatırlıyorum. Buluşmamız ve benim onu ziyaretim birkaç haftayı buldu. Araya işler girmiş olabilir. Şimdi geriye dönüp neden bunun bu kadar uzadığını hatırlamıyorum. Belki bir internet şirketi değildi onun için acele etmemiş olabilirim. Müslim bir temizlik şirketi kurmuştu.</p>
<p>Okmeydanı’nda bir hanın ikinci katında 30-40 m2 lik iki masa 3-4 sandalyeden oluşan bir ofisti. Asansörü olmayan Anadolu’daki muhasebecilerin ve avukatların toplandığı o bildiğimiz hanlara benziyordu. Hiçbir üniversite öğrencisinin hayal edemeyeceği kadar güzel bir ofisti burası. Müslim çekiniyordu. İşte mütevazi ofisimiz burası diyordu. Belki de benim küçümseyeceğimi düşünüyordu. Dışardan çaycı geldi. Hani düofonlarla ısmarlanan çaylardan bu. Markayla alınan çaylardan. Büyük holdinglerde bulamayacağınız kadar lezzetli çaylardan. Sallama olmayan yeni demlenmiş çaylardan.</p>
<p>Müslim çok iyi hatırlıyorum o zaman bana şirketlerini nasıl kuruduğunu ve internet sitelerini nasıl kurduğunu çok açık gönüllükle anlatmıştı. 2006 olması lazım. Şirketi eşiyle beraber kurmuşlar. İlk bilgisayarını kredi kartına taksitle almıştı. Cebinde birikmiş hiç parası yoktu. Hollanda başkonsolosluğunda temizlik işleri yaparken dışarıda araba alım satımından belli bir para kazanmış ve bunu da şirketi kurduktan sonra bırakmaya karar vermişti.</p>
<p>Müslim’in ofisinde 1-2 saat geçirdim. Neler anlattığımı açıkçası hatırlamıyorum. Müslim dün bana o ziyaretin ne kadar çok önemli olduğundan bahsedene kadar genel konuştuğumuzu düşünüyordum.</p>
<p>“Bizim ofisimizi ziyaret etmeniz bize motivasyon vermeniz bizi çok etkiledi” dedi.</p>
<p>1970 Sivas doğumlu. 5 kardeşler. 3 erkek 2 kız. Müslim en küçükleri. Liseyi okurken babasının hayvancılık işlerine yardım ediyor. 15 yaşında ticarete başlamış.</p>
<blockquote><p>“Sivas’ta bizim belirlediğimiz fiyat piyasa olurdu, o yaşta hayvan alıp satımına başlamıştım, babama yardım ediyordum. Girişimcilik belki o günlerde bende doğdu” diyor</p></blockquote>
<p>18 yaşına kadar Sivas – İstanbul arasında gidip geliyor. Akrabalarının yarısı İstanbul’daymış. Liseyi bitirince İstanbul’a gelmiş. Ona Hilton’a girmelerinde yardımcı olmuşlar. Hilton’a bulaşıkçı olarak girmiş 9 ay boyunca çalışmış. Bulaşıkhane’den kurtulma yollarını aramış. Lisede elektronik elektrikle de uğraştığı için otelin teknik bölümüne girmeyi başarmış. Sivas’ta hayvan ticareti yaparken elektrik elektronikçilerde de çalışmış aslında. Orada tamir işlerini öğrenmiş. Hilton’da teknik bölümde çalışırken dışarıda Alman bir firmanın elektrik ürünlerini satmak istemiş. Onu 6 boyunca eğitime almışlar. Eğitim sonunda bu firmanın santrallerini kurmaya başlamış. Saat 3’e kadar otelde çalışıyordum sonra bu işe gidiyordum diyor.</p>
<p>Otelin teknik bölümünde çalışırken kat hizmetlerinde çalışanların onlardan daha iyi maaş aldığını fark eder. Kat hizmetlerine geçmeye karar verir. Katlarda çalışanlar 1500 – 2000 YTL gibi maaş alıyorlardı. Burada fırsat olduğunu düşündüm diyor. Teknik bölümde 2 sene kat hizmetlerinde de 3 sene çalışmış. Bu sırada temizliğin ince noktalarını öğrenmiş. Aslına bakacak olursanız yaşımdaki akış içinde teorik terimlerle satış, pazarlama ve operasyonu birebir uygulamış. Buradan nereye geleceğim takip edin.</p>
<p>Hilton’dan ayrılmaya karar vermiş ve ilk girişimcilik deneyimini kayınbiraderiyle yapmış. Bir mobilya atölyesi kurmuşlar. Onun düşüncesi kataloglar oluşturup büyük firmalara ve diğer mobilya dükkanlarına bu katalogları bırakıp aktif satış yapmak ve standart ürünler yaparak büyümekmiş. Olmamış ortağı ile anlaşamamışlar. Bu işten ayrılmış. Biriktirdiği tüm parasını bu girişimcilik deneyiminde harcamış. Daha sonra Hilton’dan tanıdığı yöneticisinin yardımı ile Hollanda başkonsolosluğuna girmiş. Orada temizlik, bahçıvanlık hatta teknik işleri yapmaya başlamış. Hollanda başkonsolosluğunda tam 5 yıl çalışmış. Bu sırada hafta sonları açık araba pazarlarında araba alıp satmaya başlamış. Bu işi bırakana kadar 1200 araba satmış. Araba alıp satmak çok karlı işti ama ticari ahlak çok bozulmuştu artık buna dayanamayıp bıraktım dedi.</p>
<p>Konsoloslukta çalışırken bir gün kadrodan çıkartılıp dışardan şahıs firması olarak hizmet vermeleri istenince aslında tüm hayatı değişmiş. İlk başta buna çok kızıp itiraz etse de bunu bir fırsat olarak değerlendirmiş.</p>
<blockquote><p>“Kendi temizlik işimi kuracaktım ve ilk referansım Hollanda Başkonsolosluğu olacaktı.” diyor Müslim.</p></blockquote>
<p>Olaya diğer bir gözlükle bakarsanız aslında bu resmen işten kovulmasıydı. Bardağın dolu kısmını görmek bu olsa gerek. Şahıs şirketini kurduğunda ne yapacağını nasıl müşteri bulacağını hiç bilmiyormuş. Bu sırada bir film prodüksiyon şirketinin temizlik işi gelmiş ama hiçbir malzemesi yokmuş. Arkadaşlarını tanıdıklarını toplamış, bir taksi tutmuş, biraderinin arabasını da almış ve temizlik yapacakları yere gitmişler. “Sadece çek çeklerimiz vardı. Elimizde doğru dürüst temizlik malzememiz bile yoktu, bu işten 1.700 YTL para kazandık, 700 YTL si masraflara gitti, kalan 1.000 YTL ile ilk elektrikli süpürgemi aldım” diye anlattı. O zaman bu işi daha da büyüteceğine olan güveni gelmiş. İlk kazandığı bu parayı hala aynı heyecanı yaşayarak anlatıyor.</p>
<p>Böylece kendi işini kurmuş, hatta şahıs firmasını birkaç sene sonra limited şirketine değiştirmiş. Hatta muhasebecisi yeni bir firma kurdurmayıp geçmişi temiz bir firmayı satın almalarını önermiş. Öyle yapmışlar. Kurulum masraflarına eski bir firmayı satın almış. Müslim’in yaptığı iş <a title="cevregruptemizlik" href="http://www.cevregruptemizlik.com/" target="_blank">Çevre Grup Temizlik</a> için bir internet sitesi yaptırmak olmuş. Perpa’dan bir yazılım şirketine ilk sitelerini yaptırmış.</p>
<blockquote><p>“Google’da “temizlik şirketleri” kelimesini arattıklarında ikinci sayfada geliyorduk, bunu daha yukarılara çekmek için daha sonra başka bir firmayla da çalıştım, nerdeyse tüm işlerimizi internetten bulduk” diye anlattı.</p></blockquote>
<p><a title="Cevre Grup Temizlik" href="http://www.cevregruptemizlik.com/" target="_blank">Siteyi</a> açtıktan sonra ilk müşterisi Ankara’dan bir şirket oluyor. İnternetin gücünü böylece daha fazla anlıyor Müslim. İlerleyen zamanlarda internet sitesini daha da geliştiriyor. Bizim onunla görüşmediğimiz zaman sürecinde temizlik şirketini adım adım geliştiriyor. Hatta bu süre içinde kendisi de işin inceliklerini teklif vermeyi işi bağlamayı, satışı, operasyonu vb. birçok şey öğreniyor. En son buluştuğumuzda yeni bir yere taşınacağından bahsetmişti. Okmeydanı’ndaki ofis onlara dar gelmeye başlamış ve daha iyi işler almaları için ofis değiştirmelerinin gerekliliğini görmüş.</p>
<p>Dün Müslim’le tekrar buluştuk. Ofisi değiştirmişti. 60’a yakın çalışanı olmuştu. Yılda toplam 200.000 m2 lik bir alanı temizlemeye, 40 şirkete sözleşmeli hizmet vermeye ve aylık 60 şirkete geçici temizlik yapmayı başarmışlardı. Şirketini üç bölüme ayırmıştı, peyzaj, ilaçlama ve temizlik. Peyzaj için yanında ziraat mühendisi çalıştırmaya başlamış. ISO belgesi almış. Kurumsallaşmak için şirketini yapılandırmaya girişmiş. Toplam cirosu geçen sene 500.000 YTL ‘ye yaklaşmış bu sene 1.000.000 YTL yi geçeceğini söyledi. Bir düğünde tanıştıkları ve şirketi birlikte kurdukları eşi yeni doğan bebeklerine baktığı için tüm iş Müslim’in omuzlarında. Filmlerin sonundaki gibi oldu ama Hollanda başkonsolosluğunda onu işte çıkaran memurlar büyük ihtimalle ya emekli olmuşlardır veya hala EU ile aldıkları maaşlarıyla işlerine devam ediyorlardır.</p>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: left;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%253A%252F%252Fburakbuyukdemir.com%252Fmuslimin-hikayesi%22%2C%20%22shorturl%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fbit.ly%2FaQafuL%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22M%C3%BCslim%27in%20hikayesi%22%20%7D);"><script type="text/javascript">topsyWidgetPreload({ "url": "http%3A%2F%2Fburakbuyukdemir.com%2Fmuslimin-hikayesi", "shorturl": "http://bit.ly/aQafuL", "style": "small", "title": "Müslim'in hikayesi" });</script></div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://burakbuyukdemir.com/muslimin-hikayesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>15</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevgili Haydar Dümen sorum var: &#8220;Çok eşlilik motora hasar verir mi?&#8221;</title>
		<link>http://burakbuyukdemir.com/sevgili-haydar-dumen-sorum-var-cok-eslilik-motora-hasar-verir-mi</link>
		<comments>http://burakbuyukdemir.com/sevgili-haydar-dumen-sorum-var-cok-eslilik-motora-hasar-verir-mi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Aug 2008 19:49:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Buyukdemir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[çok eşlilik]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[internet girişimcisi]]></category>
		<category><![CDATA[odak problemi]]></category>
		<category><![CDATA[odaklı olmak]]></category>
		<category><![CDATA[tek eşlilik]]></category>
		<category><![CDATA[tek iş]]></category>
		<category><![CDATA[tek model]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://burakbuyukdemir.com/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[İnsanoğlu bu &#8230; Her gördüğü güzelin kendisinin olmasını ister. Hele erkek kesimi hiç güvenmeyeceksin, gördüğü her güzele ne gözle bakar belli değil. Şimdi Aslı bu satırları okuduktan sonra bana hesabını soracak 2 gün boyunca bu yazdıklarımın bir örnekleme olduğunu internet girişimcilerine bir şey anlatma peşinde olduğumu söyleyip duracağım. Ne kadar inanır bilmem ama sizler için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p>İnsanoğlu bu &#8230; Her gördüğü güzelin kendisinin olmasını ister. Hele erkek kesimi hiç güvenmeyeceksin, gördüğü her güzele ne gözle bakar belli değil. Şimdi Aslı bu satırları okuduktan sonra bana hesabını soracak 2 gün boyunca bu yazdıklarımın bir örnekleme olduğunu internet girişimcilerine bir şey anlatma peşinde olduğumu söyleyip duracağım. Ne kadar inanır bilmem ama sizler için kendimi yakıyorum sevgili arkadaşlar.</p>
<p>Durumun devamı şöyle: Genç insanlar erkek olsun kadın olsun ilk önce bir kişiye aşık olurlar. Bir aşk ile herhangi bir şekilde yetinmeyip gözleri sürekli dışarda olanlar her ortamda tabanı kollarlar, küçük bir fırsat bulduklarında ikinci, üçüncü seçenekleri de stepneye koyarlar. Bu durum yönetilmesi zor bir duruma gelene kadar devam edeceklerdir. Ne zaman ki bu durum domino etkisiyle çöker o zaman elde kalır sıfır. Bir yakalanma tüm sistemi anında yıkabilir. İşin en ilginci tüm kızlara eşit zaman ayrılmaz her biri daha fazla enerji isteyecektir. Arzı sağlayan genç çocuk bu kadar çok kızı bir arada yönetmekte zorlanacaktır. İlk günler her ne kadar zevkli gözüken bir durumda olsa zamanla bu çok aşklılık kavramı tüm taraflar için çekilmez durum alır. Her kız tüm ilginin kendisinde olmasını isteyeceği için problemler birbirini izleyecektir.</p>
<p>Yukarda teorik olarak anlatmaya çalıştığım, Aslı&#8217;ya bunun ne kadar bilimsel bir açıklama olduğunu ispatlamaya çalışacağım, üst paragraftan sonra alt yazı olarak şunu yazayım. Evlenmeden önce bir kaç kızla çıkmaya çalışırsanız ne paranız yeter ne enerjiniz. Bir yer gelir patlarsınız veya patlatırlar.</p>
<p>Şimdi duruma evlilikten sonra bakalım. Bir eşiniz var ve sizin hala gözünüz dışarda. Yeni eşler arıyorsunuz. Ne olur gelin beraberce değerlendirelim.</p>
<ol>
<li>Maddi olarak güçlü değilseniz çökersiniz</li>
<li>Yaşlandıkça enerjiniz düşer, iki ve üç talep kaynağı sizi sömürür, bir yerde motor arıza yapar</li>
<li>Stres katsayınız artar her iki tarafa da ilgi göstermeniz gerekir, ikisi de ilgiden memnun kalmaz</li>
<li>Eğer iki taraf da durumdan haberdar değilse her ikiside tek kendilerinin olmasını ister.</li>
<li>Eğer durumdan 1 taraf haberdarsa her iki tarafta sadece kendinizle ilgi göstermenizi ister</li>
<li>İki tarafında durumdan haberdar olması seçeneği seçenek değildir.</li>
</ol>
<p>Evlisiniz bir tane metres buldunuz, problemleriniz 2 ye katlanır, iki metres bulursanız bu sefer problemler geometrik olarak büyür. Paranız var ben bunu yaparım kardeşim deseniz bile yaşınız bir yerde buna dur diyecektir. Tüm tarafları sürekli mutlu etmek çok zor olacaktır. Evliykende de bekarken de birden fazla eş başınızı her zaman ağrıtır. O bakımdan akıllı erkekler tek tek evlenirler, tek tek aşık olurlar. Eğer geçiş olacaksa bir öncekini bitirir sonra diğerine geçerler.</p>
<p>Diyeceksiniz ki kardeşim bak Arabistan&#8217;da 4 tane eşle 4 farklı sarayda yaşayan şeyhler prensler var ben neden yaşamayım; bir; Ülke farklı, kurallar farklı iki; bu kadar sermayen var mı? Bir de olaydan sinerji olmuyor toplam mutluluk 1 + 1 + 1 + 1 = 4 ediyor mu? 4 evlilik toplamda 1 mutluluk etmez.</p>
<p>Aslıcım buradan sana sesleniyorum. Bu benzetmelerin tümü internet girişimcilerine odaklanma problemini anlatmak için. Sürekli olarak 3-4 proje ile başarı peşinde koşan internet girişimcilerine. Eğer birden fazla internet projesi ile başarılı olmayı düşünüyorsanız yukardaki benzetmelerin bir tanesine otururusunuz.</p>
<p>Örnek yeni girişimcisiniz ve kaynağınız yok ama fikirler *ok gibi. Hepsiyle başlayalım diyorsun. Ne olur kardeşim bakalım. İlk günler hep güzel günler olur, aylar geçtikçe bu projelerin küçük yükleri omzunda kaldırılamayacak yükler haline gelir, hangi sevgilimi bıraksam diye karar veremezsin. Hepsini kaybedersin bir gün. Birde matematiksel olarak maksimize edemezsin çıktıyı. İki projenin toplamı 2 etmez, 1 bile olmaz. O sebeple bir güzele aşık ol ve onlar tüm hayatını birleştir. Neymiş;</p>
<blockquote><p>Güzele güzel demem güzel benim olmadıkça</p></blockquote>
<p>Sonra diğer örneğe yatay geçiş yapalım. Bir proje başladınız iyi kötü devam ediyorsunuz bu internet işine ama yolda bir yeni iş modeli gördünüz, çarpıldınız. Bu da benim olmalı dediniz. Sonra ikinci projeye girdiniz. Yani bir eşiniz var birde metres tuttunuz, hatta kuma aldınız. Ne problemleri yazmıştık yukarda. Patlarsınız ya da patlatırlar. İlk işiniz bozulur, yeni iştende istediğiniz verimi alamazsınız, matematiksel olarak maksimize olamazsınız.</p>
<p>Peki bir işiniz var ve bunun doğru iş olmadığı anladınız ama bu işide bırakmak istemiyorsunuz, yeni işe onu yanınıza alarak devam etmek istiyorsunuz. Ne olur ayağınıza ayak bağı olur. Hiç bir taraf mutlu olmaz, ne yeni proje ne eski proje başarılı olur. Yapılması gereken eski eşinizi boşamaktır. Sonra yenisiyle evlenirsiniz. Akıllı erkekler sırayla evlenirler. 3 evlilik bir arada olmaz.</p>
<p>Bir sürü yeni firiniz var hangisiyle başlayacağınıza kalbinizle karar vereceksiniz. Hangisine aşıksınız bir ömür boyu hangi fikirle devam etmek istiyorsunuz onu seçeceksiniz. Doğrusu bu sevgiliyle evlenmek ve çocuklar yapmaktır. Yani yeni işler devam eden işinizin parçası olabilir, bu yatay veya dikey genişleme olabilir ama bu durumda herkes mutlu olur. Siz de eşinizde bunu istiyordur. Yeni çocuklar sizi sever onlarda sizle beraber büyür. Büyür kocaman olur sizi geçerler.</p>
<p>Paranız var evli değilsiniz, evlenmek ve aşık olmak istemiyorsunuz o zaman yatırımcı olacaksınız. Paranız ile şirketlere gireceksiniz sonra karla çıkacaksınız.</p>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: left;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%253A%252F%252Fburakbuyukdemir.com%252Fsevgili-haydar-dumen-sorum-var-cok-eslilik-motora-hasar-verir-mi%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Sevgili%20Haydar%20D%C3%BCmen%20sorum%20var%3A%20%5C%22%C3%87ok%20e%C5%9Flilik%20motora%20hasar%20verir%20mi%3F%5C%22%22%20%7D);"><script type="text/javascript">topsyWidgetPreload({ "url": "http%3A%2F%2Fburakbuyukdemir.com%2Fsevgili-haydar-dumen-sorum-var-cok-eslilik-motora-hasar-verir-mi", "style": "small", "title": "Sevgili Haydar Dümen sorum var: \\\"Çok eşlilik motora hasar verir mi?\\\"" });</script></div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://burakbuyukdemir.com/sevgili-haydar-dumen-sorum-var-cok-eslilik-motora-hasar-verir-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hürtürk kardeşlerin dikkatle izlemeye devam edeceğimiz hikayesi</title>
		<link>http://burakbuyukdemir.com/hurturk-kardeslerin-dikkatle-izlemeye-devam-edecegimiz-hikayesi</link>
		<comments>http://burakbuyukdemir.com/hurturk-kardeslerin-dikkatle-izlemeye-devam-edecegimiz-hikayesi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Aug 2008 17:26:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Buyukdemir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Girişimciler]]></category>
		<category><![CDATA[cem hürtürk]]></category>
		<category><![CDATA[girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[internet girişimcisi]]></category>
		<category><![CDATA[mert hürtürk]]></category>
		<category><![CDATA[octeth]]></category>
		<category><![CDATA[oempro]]></category>
		<category><![CDATA[sendloop]]></category>
		<category><![CDATA[wridea]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://burakbuyukdemir.com/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[Cem 1979 Mert 1982 doğumlu iki kardeş. Amiga, Commodore, Sinclair nesli iki genç girişimci. İlk paralarını ilkokulda kazanmaya başlıyorlar. Anneleri Yeşilyurt’ta kırtasiye – oyuncakçı dükkanı açınca iki kardeş burayı kendi programlarını satmak üzere kullanmaya ortaokul ve lise yıllarında başlıyorlar. Babaları ilk bilgisayarları olan Sinclair’i aldığında onlarda kitaptan gördükleri kodları bu ilk nesil bilgisayara girip yazılım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p>Cem 1979 Mert 1982 doğumlu iki kardeş. Amiga, Commodore, Sinclair nesli iki genç girişimci. İlk paralarını ilkokulda kazanmaya başlıyorlar. Anneleri Yeşilyurt’ta kırtasiye – oyuncakçı dükkanı açınca iki kardeş burayı kendi programlarını satmak üzere kullanmaya ortaokul ve lise yıllarında başlıyorlar. Babaları ilk bilgisayarları olan Sinclair’i aldığında onlarda kitaptan gördükleri kodları bu ilk nesil bilgisayara girip yazılım işine o yıllarda adım atıyorlar. Çocukluk yıllarından itibaren kendi şirketlerini kuracakmışçasına çalışmaya başlıyorlar. Hatta Cem ortaokulda annesinden habersiz kendisine Hürtürk yazılım şirketi olarak kartvizit bastırıyor. Annesi bu duruma oldukça sinirleniyor ama ne Mert ne de Cem bu hayallerinden vazgeçmiyorlar. Okul yıllarında ilk yazılım programlarını satıyorlar. Annesinin arkadaşı olan zayıflama merkezine müşteri yönetim programı yazıyorlar. Daha sonra veri tabanı ve kütüphane programlarını geliştirerek dükkânlarının penceresine “yeni kütüphane programı geldi” yazarak ilk pazarlama denemelerini yapıyorlar.</p>
<p>Cem kendisini tembel bir öğrenci olarak nitelendiriyor hatta lise sırasında bilgisayarlara ve yazılım işine ilgisinden dolayı ilk sene üniversite sınavını kazanamamış. Mert ile birlikte bu yıllarda kuzenlerinin şirketi Turkline’da çalışmaya başlıyorlar. Mert tasarımla Cem ise daha çok yazılımla ilgileniyor. Turkline firmasında çalışırken eposta gönderim programı üzerinde çalışmaya başlıyorlar. Diğer firmalara geliştirdikleri bu yazılıma oldukça ilgi duyuyorlar ve kendilerinin de buna benzer bir program yapabileceklerini düşünüyorlar.</p>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 493px"><a href="http://photos-h.ak.facebook.com/photos-ak-sf2p/v310/161/111/872665511/n872665511_3845375_4884.jpg"><img title="Cem Hürtürk - Mert Hürtürk" src="http://photos-h.ak.facebook.com/photos-ak-sf2p/v310/161/111/872665511/n872665511_3845375_4884.jpg" alt="Cem Hürtürk - Mert Hürtürk" width="483" height="362" /></a><p class="wp-caption-text">Cem Hürtürk - Mert Hürtürk</p></div>
<p>Altavista’dan 20 ye yakın eposta toplayıp bu adreslere kendilerini tanıtan ileti göndermişler. Bir bakıma istenmeyen eposta yani spam yapmışlar. Bu durumdan şimdi hiç hoşnut değiller, çünkü o zaman bu yaptıklarının spam olduğunu düşünmemişler. Attıkları bu tanıtım iletisine birkaç gün sonra Hong Kong’dan cevap gelmiş. İlk müşterileri ve onların ilerleyen zamanlarda ana ürünleri olacak oempro’nun geliştirilmesine sebep olacak bu müşteri onlardan ilk olarak Dmoz’un benzerini kodlamalarını istemiş. Aynı müşteriye 6-7 ay boyunca farklı programlar yazmışlar. Fakat bu yazdıkları programları sadece bu müşteriye özel yazdıkları için başkalarına satmaları mümkün değilmiş. Hong Kong’lu müşteri en son olarak bu kurdukları sitelerdeki üyelere eposta gönderebileceği bir sistemin olup olmadığını sormuş. Mert ve Cem’de hazır paketleri olduğunu söyleyivermişler. Böylece yazdıkları taktirde bu programı başkalarına da satabilmeyi hedeflemişler ama işin kötü tarafı, müşteriye hazır demelerine rağmen program ellerinde yoktur. 2 gün geceli gündüzlü çalışarak “octeth email marketing” programını yani şu anda sattıkları “oempro” ‘nun ilk versiyonu ortaya çıkarmışlar.</p>
<p>Yazdıkları bu program onlara cesaret vermiş ve octeth.com sitesine henüz hazır olmayan diğer yazılımları da koymaya başlamışlar. Satıldığında kısa sürede yazacaklarını düşünerek bunu yapmışlar. Hong Kong’lu ilk müşterilerinden sonra hazır eposta gönderim programını Almanya’dan Michael adlı ikinci müşterileri 75 USD ödeyerek satın aldığında iki kardeşin bu işi başaracaklarına güvenleri daha da artmış. Cem bu sırada üniversitede okurken Mert lisedeymiş. İnternet’ten satış yaptıklarında parayı nasıl alacaklarını o zaman henüz çözememişlerdir. Digibuy hizmetini bulurlar bu ödeme sistemi ödemeleri çek olarak göndermektedir. İlk 75 USD lık satış bedeli çek olarak gelir. Cem bankaya gider, banka bu çekin bozdurulması bedelinin 35 USD olduğunu söyler. Kalan 40 USD tam 25 gün sonra alırlar işte bu 40 USD onları çok sevindirmiştir.</p>
<p>Cem Kültür üniversitesi bilgisayar bölümünde okurken büyümeye devam eder. Mert bu sırada Bilgi üniversitesi görsel iletişim ve tasarım bölümüne girer. İki kardeş işlerini evden yapmaktadırlar. Henüz bir şirket kurmamışlardır. Faturaları anne ve babalarının şirketlerinden kesmektedirler. Her ikisi de kuzenlerinin turkline şirketinde çalışması onlara iş konusunda tecrübe kazandırır. Turkline Türkiye’deki bir çok büyük şirkete internet yazılım ve tasarım konusunda hizmet vermektedir.</p>
<div id="attachment_37" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><a href="http://burakbuyukdemir.com/wp-content/uploads/2008/08/octeth.jpg"><img class="size-full wp-image-37" title="octeth" src="http://burakbuyukdemir.com/wp-content/uploads/2008/08/octeth.jpg" alt="Octeth sitesi " width="500" height="445" /></a><p class="wp-caption-text">Octeth sitesi görüntsü</p></div>
<p>Büyük kardeş Cem askere gitmeden önce evlenir, askere gittiğinde 3000’e yakın müşterileri vardır. Mert bu süre içinde tüm müşterilerle ilgilenir. O günler tek başına kaldığı için oldukça zorlu geçmiştir. Geliştirdikleri “oempro” ürünü rakiplerine göre bu süre içinde güncellenmediği için geride kalmıştır. Döner dönmez dört elle tekrar işe başlarlar ve bu sefer kendilerine ofis ararlar. Bakırköy’de şu anda çalıştıkları ofise yerleşirler ve şirketlerini kurarlar. İki kardeş bu aşamadan sonra daha hızlı büyümeye başlar. Kurulduklarından itibaren geliştirdikleri yazılımları yurtdışına satma amaçlı olarak kendilerini organize ederler. Octeth.com siteleri İngilizce’dir ve tüm müşterileri yabancı ülkelerdendir.</p>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 445px"><a href="http://photos-f.ak.facebook.com/photos-ak-sf2p/v310/161/111/872665511/n872665511_3845325_863.jpg"><img title="Cem Hürtürk - Mert Hürtürk Etohum toplantısında" src="http://photos-f.ak.facebook.com/photos-ak-sf2p/v310/161/111/872665511/n872665511_3845325_863.jpg" alt="Cem Hürtürk - Mert Hürtürk Etohum toplantısında" width="435" height="290" /></a><p class="wp-caption-text">Cem Hürtürk - Mert Hürtürk Etohum toplantısında</p></div>
<p>Geliştirme süreci hızlanırken satışlarını ve ürünleri arttırmak için yeni elemanlar alırlar. Birden 2 kişi olarak başladıkları şirketleri 10 kişiye kadar büyür. Bu sefer farklı problemlerle karşılaştıklarını fark ederler. İlk günlerde sadece ürüne odaklanırken artık şirketin iç işleri de önlerine sorun olarak çıkmaya başlar. Çalışanları organize etmek, yazılım, satış ve desteği müşteriler büyürken aynı kalitede tutmak oldukça zorlaşır. Büyürken satış ve destek ekiplerini Hindistan’daki bir şirkete yaptırmaya başlarlar. Bu çark kontrol edilemez bir şekilde büyürken müşterilerden koptuklarını, yazılımda istedikleri geliştirmeyi yapamadıklarının farkına varırlar. Bu süreç içinde müşteri sorunları artar. Şikâyetler ve memnuniyetsizlik problem haline gelir. Şirketi bu süreç içinde küçültmeye ve kendi ana işleri olan satış ve destek bölümünü bundan sonra dışarıdaki firmalara vermemeye karar verirler. Satış ve yazılımı Cem kendisi üstlenir. Desteği ve yazılımdaki düzeltmeleri okuldan da arkadaşları olan Aykut yapmaya başlar. Böylece şirketi tekrar organize ederler.</p>
<p>“Oempro” ürünü şirketlerinin motorudur. Cirolarının çoğu bu ürün üzerinden yapılmaktadır. Babaları her ne kadar yaptıkları iş konusunda uzman değilse de yumurtaların farklı sepete konulması gerektiği konusunda Cem ve Mert’i uyarır. Yeni ürünler oluşturmaları gerektiklerini Arda Kutsal’da anlatır. Bundan sonra eposta gönderim programının yanına “sendloop” adında sunucu tabanlı eposta gönderim hizmetini eklerler. Rakiplerinde gördükleri iletilerin farklı eposta programlarında nasıl gözüktüğünü kontrol etmeye yarayan yazılımı başka bir firmadan satın almaya karar verirler. Hatta anlaşmayı bile yaparlar. O sırada Cem’in programcı kayınbiraderi Gökhan Özbarut bu yazılımı kendilerinin de yapabileceklerini anlatır. Anlaşmayı feshederek 1 ay içinde bu yazılımı yaparlar. Böylece sadece birkaç firmanın üretici olduğu pazarda octeth’e yeni satabilecek bir hizmet daha ortaya çıkarmışlardır.</p>
<p>Mert şirketi kurduklarından bu yana aklına gelen fikirleri not alabileceği bir program hayal etmektedir. Bunun için kendisi yazılımı da öğrenmeye başlamıştır. Fikirleri organize edebilen wridea.com sitesinin temellerini bu şekilde atmış olurlar. Bu fikri 2006 yılında internete taşırlar. Site yayına alındıktan belli bir süre sonra söz sahibi yabancı bloglarda yayınlanır. Bu yazıların etkisi yüksek olur. Bir akşam sitelerinin çöktüğünü görürler fakat anlam veremezler. Daha sonra wridea hakkında olumlu blog yazılarının olduğunu okurlar. Wridea.com’da yeni yumurtaları olarak sepete eklenmiştir. Wridea.com’un henüz gelir modeli yoktur, ancak İngilizce açılan siteye üye 30.000 kişi vardır. İki kardeş İlerleyen zamanlarda bu hizmeti kurumlara satabilmek için planlar geliştirirler.</p>
<div id="attachment_38" class="wp-caption alignnone" style="width: 510px"><a href="http://burakbuyukdemir.com/wp-content/uploads/2008/08/wridea.jpg"><img class="size-full wp-image-38" title="wridea" src="http://burakbuyukdemir.com/wp-content/uploads/2008/08/wridea.jpg" alt="Wridea.com site görüntüsü" width="500" height="355" /></a><p class="wp-caption-text">Wridea.com site görüntüsü</p></div>
<p>Oempro ürününü satmaya çalıştıkları ilk yıllarda internete ve yabancı dergilere reklam verirler. Büyüme hızları ve memnun müşteri sayıları arttıkça reklam harcamalarının yerini ağızdan ağza büyüme modeli alır. Artık satışlarının çoğu tavsiye üzerine gelmektedir. Cem ve Mert yurtdışında ana iki rakipleri olduğunu ve onları geçmek için çalışırlar. Bakırköy’deki ofislerinde 3 kişi, 1 satış ve destek elamanı Amerika’da ve diğeri Hindistan’da olmak üzere şirketleri bugün 5 kişi. Müşterilerle birebir ilişki kurdukları için geliştirme süreçlerinin daha hızlı olduğunu ve memnuniyetin arttığını düşünüyorlar. Gelişim süreçleri içinde yurtdışından pazarlama konusunda danışmanlık aldıkları uzman kendilerine geri iade politikaları konusunda yeni fikirler verir. Daha önceleri 15 gün ve sıkı şartlara bağlı olan geri iade koşullarını değiştirirler. Yabancı danışmanları Larry bu geri iade şartını 60 güne çekmelerini ve koşulları kaldırmalarını söyler. Bu radikal düşünceyi ilk başlarda onaylamakta güçlük çekseler de geri iade oranları % 4’lerden %1’lere düşer. Müşteriler kendilerini sıkıştırılmış hissettiklerinde kafeslerini kırmak için her türlü yola başvurduklarını böylece öğrenirler.</p>
<p>Cem ile Mert’in yaptığı iş gelişen internet sektörü için bilenen bir kol olmasına rağmen, özellikle ülkemizde teknolojik işlerin anlaşılmadığı düşünüldüğünde anlatılması oldukça güç kategorisi içinde yer alıyor. Her ikisi de yaptıkları işi soranlara tam olarak açıklayamıyor. Soruyu soranlarda cevap karşısında ne yaptıklarını anlamıyorlar. 386 işlemci 14 inch ekranlı bir bilgisayarla kurdukları şirket bugüne kadar 15.000 yabancı şirkete oempro ve 10.000 müşteriye sendloop hizmetini satmış. Son 3 sene içinde yıllık büyüme hızları %100’ü geçmiş. Ana pazarları Amerika, İngiltere, Avustralya. Son yıllarda Avrupa ülkelerinden talep artmaya başlamış. Uluslararası pazarda yabancı şirketlere ürün satan hizmet veren Octeth Türkiye pazarında bilinmemesine rağmen güçlü adımlarla büyümeye devam ediyor. Global oyunda bu iki kardeşin heyecanı onları mutlaka daha büyük limanlara götürecek.</p>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: left;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%253A%252F%252Fburakbuyukdemir.com%252Fhurturk-kardeslerin-dikkatle-izlemeye-devam-edecegimiz-hikayesi%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22H%C3%BCrt%C3%BCrk%20karde%C5%9Flerin%20dikkatle%20izlemeye%20devam%20edece%C4%9Fimiz%20hikayesi%22%20%7D);"><script type="text/javascript">topsyWidgetPreload({ "url": "http%3A%2F%2Fburakbuyukdemir.com%2Fhurturk-kardeslerin-dikkatle-izlemeye-devam-edecegimiz-hikayesi", "style": "small", "title": "Hürtürk kardeşlerin dikkatle izlemeye devam edeceğimiz hikayesi" });</script></div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://burakbuyukdemir.com/hurturk-kardeslerin-dikkatle-izlemeye-devam-edecegimiz-hikayesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ey internet girişimcisi bir düşün: &#8220;Kız istemeye gittiğinizde baban ne iş yaptığını nasıl anlatacak?&#8221;</title>
		<link>http://burakbuyukdemir.com/ey-internet-girisimcisi-bir-dusun-kiz-istemeye-gittiginizde-baban-ne-is-yaptigini-nasil-anlatacak</link>
		<comments>http://burakbuyukdemir.com/ey-internet-girisimcisi-bir-dusun-kiz-istemeye-gittiginizde-baban-ne-is-yaptigini-nasil-anlatacak#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Aug 2008 09:13:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Buyukdemir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[ali güven]]></category>
		<category><![CDATA[ayşe arman]]></category>
		<category><![CDATA[girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[internet modelleri]]></category>
		<category><![CDATA[sandalet]]></category>
		<category><![CDATA[yaptığınız iş]]></category>
		<category><![CDATA[yeni fikirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://burakbuyukdemir.com/?p=13</guid>
		<description><![CDATA[Hava sıcaktı, insan durduğu yerde yapış yapış oluyordu. Yürümeye devam etti, asfalt ortamı daha da sıcaklaştırıyordu. Işıklarda bekleyen arabaların oluşturduğu trafik stresi iyice arttırıyordu. Saatine baktı, 2-3 dk önce gelmişti toplantısına. Kapısında iş merkezi yazan yerden girdi, güvenlik yazan yüksek masaya yaklaştı, kimliğini verdi, kiminle görüşeceğini söyledi. Mavi gömlekli omuzlarında kartal amblemi olan genç beyaz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<p>Hava sıcaktı, insan durduğu yerde yapış yapış oluyordu. Yürümeye devam etti, asfalt ortamı daha da sıcaklaştırıyordu. Işıklarda bekleyen arabaların oluşturduğu trafik stresi iyice arttırıyordu. Saatine baktı, 2-3 dk önce gelmişti toplantısına. Kapısında iş merkezi yazan yerden girdi, güvenlik yazan yüksek masaya yaklaştı, kimliğini verdi, kiminle görüşeceğini söyledi. Mavi gömlekli omuzlarında kartal amblemi olan genç beyaz plastik bir kart verdi. Yan tarafları açık olan turnikelerden geçti. Üstündeki bozuk kırmızı ışıkların katları gösterdiği asansörlerin önünde beklemeye başladı. Sırtında ince ince ter damlalarının aktığını hisseti. Yanında bekleyen birkaç kişi daha vardı.</p>
<p>Ne iş yaptığınızı anlatamadığınız durumlar oluyor mu? Peki, aileniz sizin neyle uğraştığınızı anlıyorlar mı? Arkadaşlarınıza bile bunları anlatırken zorlanıyor musunuz?</p>
<p>-	Nasıl yani, internet sitesi mi yapıyorsunuz?<br />
-	Bilgisayar malzemesi mi satıyorsunuz?<br />
-	Hah bak sen dedin aklıma geldi, geçenlerde yeni bir bilgisayar aldık XP’ye girdim ama yazıcıyı tanıtamadık, sen bilirsin…<br />
-	Yaa, aa bak bir arkadaşımda internet’le uğraşıyor onlarda site felan yapıyorlarmış.<br />
-	Nasıl oluyor bu iş, para var mı?<br />
-	Neyle geçiniyorsun şimdi?<br />
-	İnsanlar internet’te neden böyle bir şey yapsın abi?</p>
<p>Sorunlardan ilki yakın çevrenize iş modelinizi anlatmaktaki sıkıntıdır. “İnternet” konusu hala muammayken siz onun üzerinde bir işler yapıyorsanız veya yapmaya çalışıyorsanız gelişmiş bir sorunla karşı karşıyasınız demektir. İnternet dünyasının insanlarına yaptıklarınızı anlatmak ve inandırmanın yanı sıra “internet” kelimesini sadece gazete ve televizyonda duymuş yakın çevrenize geleceğe yönelik açıklamalarda bulunmak zorunda bulursunuz kendinizi.</p>
<p>İnternet camiası, özellikle Türkiye’de, eleştiri konusunda eli boldur. Bir şey yapmaya kalkışırsanız sizi yerden yere vururlar. Olayın negatif yönlerini çuval çuval önünüze dökerler. İnsanda ne şevk ne istek bırakırlar. Onları ikna etmek çok güçtür. Önünde klavyesi olan, fikri olduğunu düşünen, olaylara kapalı pencerelerden bakan, kendini guru sanan hotmail, msn, online gazete müdevami birçok internet gezgini sizin fikriniz üzerine martaval okumaya başlarlar. Ciddi eleştiriler olsa size gerçekten fikir verse, dünyadaki birçok örneği inceleyip sizin yaptıklarınızla kıyaslasalar ve katma değer sağlasalar eyvallah. Durum genellikle böyle olmaz, maça hep 1-0 bazı durumlarda 2-0 yenik başlarsınız. Maçın bu dakikalarındaki umutsuzluk daha başlangıçtır. 8’e kadar yolu vardır bu eleme gruplarındaki sonuçların. Dikkatli olacaksınız. Bazen kulaklarınızı hem seyircilere hem de rakiplerinize tıkayacaksınız.</p>
<p>Bugün Hürriyet gazetesinin Pazar ekinde Ayşe Arman’nın Bodrum’lu ayakkabı ustası Ali Güven’le yapmış olduğu <a title="Ali Güven - Ayşe Arman" href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9569102.asp?yazarid=12" target="_blank">röportajda</a> ilkokul terk olan bu ustanın bir sözü dikkatimi çekti.</p>
<blockquote><p>“Yaptığım sandaletleri yurt dışından meşhur insanlar gördü, onlar beğendi, ayağına giydi. Kimi kendi kalkıp gelmişti, kimi rahmetli Ahmet Ertegün’ün misafiri. Ben tabii bilmiyorum Mick Jagger kim, Donna Karan, Bette Midler kim? Bunlar benim sandaletlerden birer ikişer aldı. Herkes bana soruyor: &#8220;Sen biliyor musun bu insanlar kim?&#8221; &#8220;Ben ne bileyim kardeşim&#8221; diyorum, &#8220;<strong>Ben hayatta sadece sandalet yapmayı biliyorum, onu da yapabileceğim en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum o kadar</strong>.&#8221;</p></blockquote>
<p>Siz de sadece en iyi sandaletinizi yapın.</p>
<p>İnternet camiası daha başlangıçtır, hadi onlarla aynı dili konuşuyorsunuz, onlara anlayacakları dilden cevaplar verebilirsiniz. Peki ya bu internet gezegeninin dışındaki dünyalarda yaşayanlara ne cevaplar vereceksiniz. Düşünsenize Mars’ın adını sadece gazetelerden okuyoruz, bir de orada “çok uzaktan kumandalı” bir aracımız var, Mars üzerindeki iş modelleri hakkında buradan martaval okuyoruz. Durumun kısa özeti budur. “İnternet ve site” kelimelerinin ilerisine geçmemiş, site denilince de göze hoş gelen, atlayan zıplayan bir şeyler düşünen bir kitleye ne yaptığınızı anlatacaksınız. Çenesi düşük bir taksi şoförüne ne yaptığınızı anlatma başarısını gösterebilirseniz bu testin belki bir seviyesini geçebilirsiniz. Sonra arkadaş toplantılarında sıra size geldiğinde sizin kaç holding kuruduğunuzu dinlemeyi bekleyen gözlere dönüp tek tek yaratıcı internet fikrinizi anlatın. Size nasıl bakacaklarını bir düşünün. Bir de bu bilgi ve fikir seviyeleriyle sizi sorgulamalarına izin verin. Ne acı yemekli toplantıdır bu değil mi? Bu arkadaşlarınız başarıyı sadece gazetelerin Pazar günü eklerine çıktığınızda olduğunu düşünürler. Yani ölçüt sizin matbaa iş modelinin uzantısı olan gazetede çıkıp çıkmamanıza bağlıdır. O bakımdan onları pek önemsemeyin. İnternet dünyasının protest çocuklarının bile sizi yerden yere vurmaları daha değerlidir.</p>
<p>Arkadaşlar ve internet dünyası iyi hoş da, ailenize, sevgilinize, eşinize, kayınvalidenize onların akrabalarına nasıl anlatacaksınız yaptığınız işi. Kızı istemeye gidince nasıl dolduracaksınız formun “işiniz” yazan satırını. Kendinizi böyle bir ortamda düşünün ve internet üzerinde ne yaptığınızı ayna karşısında bir anlatın. Uzun olmasın, karışık olmasın ilkokul çocuğu bile anlasın. Bu sıcak ortamda kahvenizi yudumlarken kendinizden ne kadar emin olabileceksiniz, nasıl başaracaksınız bu sunumu. Bu sunum yatırımcılar önündeki sunumun yanında solda sıfır kalır. Düşünsenize ne iş yapar oğlumuz;</p>
<p>-	“İnternet üzerinde video siteleri var amcası” ya da daha da gelişmiş bir iş modeli olsun<br />
-	“İnternet üzerinde sosyal imleme sitesi var bununla para kazanıyorlar” veya<br />
-	“Oğlumuz internet üzerinde alan adları sektöründe doğrudan yönlendirme yapan bir iş model üzerinde çalışıyor”<br />
-	“Oğlumuzun şirketi advertorial flash oyunlar yazıyor”</p>
<p>Asansörü beklerken alnından terlerinde aktığını hissetti. Gömleğinin koltuk altıda kesin ter olmuştu. Toplantı odasında klima varsa 5 dakikada rahatlayacağını düşündü. Bu asansörleri hangi mantıkla nasıl ayarlıyorlar anlamıyordu. 3 tane asansör vardı, bina toplam 15 katlıydı. 7 dakikaya yakın bir süredir bu giriş kapısında kırmızı led ışıklara bakıp duruyorlardı. Bekleyenler artmıştı, herkes hangi asansörün önce geleceğini tahmin etmek üzere bir o kapıya bir bu kapıya yönleniyordu. Bu oyunu kazanan asansöre ilk binme hakkını kazanıyordu. Yanlış bir tercih yapıp yanlış kapıya yanaşırsanız, asansör dolduğunda birilerinden içeri yanaşmalarını istemek ne kadar zordur. İşte sonuncuda bu cezaya tabi oluyordu. Bu asansörleri ayarlayan firmaya belli bir süre sevgi dileklerini gönderdikten sonra bir mekik üsse yanaştı. Bir hareketlenme oldu, bayanlara öncelik verilmedi. İş dünyası işte bu kadar sertti. Onlar güzellikleriyle öne geçme girişimlerinde bulunurlarsa işte olacağı buydu. Vahşi dünyanın gerçeği, kim iyi tahmin ettiyse o ilk bindi asansöre. 5 kişinin rahatlıkla bindiği bu küçük odaya 8 kişi bindi. Terli eliyle 7’ye dokundu, son binen gencin 2’ye bastığını görmek epey sıkıcıydı, minibüs iş modelini bulan güzel ülkemin girişimcileri asansörde ilk 3 kata asansörle çıkılmayacağı gerçeğini es geçiyorlar diye düşündü.</p>
<p>Aklınıza ilk fikir geldiğinde anne ve babanıza iş modelinizi anlatmayı deneyin. Başarırsanız çok önemli bir adımı geçmiş olabilirsiniz. Yoksa sizin büyük bir ofisiniz ve iyi bir arabanız olana kadar “bu işlerle uğraşma git bir yerde işe gir” plağını sürekli dünlersiniz. O bakımdan bir internet girişimcisinin önünde iş planın dışında aşması gereken çok engel vardır. İş modeli, iş planı içinde aşılması gereken adımlar hava civa kalır. Kardeşiniz, ağabeyiniz bu işlere yakın olabileceği için onların desteği aile içinde önemlidir. Onları doğru yerden yakalarsanız maç içinde dinlenme ihtiyacı duyduğunuzda bu güvenli limana sığınabilirsiniz. Bazen kardeşler sizin sermayenizi karşılıyor olabilirler.</p>
<p>Yazının ucunu kaçırdım ama şimdi tekrar aklıma geldi. Türkiye’de güzel bir iş yapmaya çalışan kim varsa eleştirilir. Arkasından söylenmedik kalmaz. Hatta internet üzerinde de anonim isimlerle yapmaya çalıştığı işin ne kadar basit olduğu bu işin nasıl olmayacağı yönünde birçok yazı yazılır. Bir işin olmaması için binlerce sebep olabilir bunlar zaten iş modeli, iş planı yapılırken büyük olasılıkla düşünülmüştür. Yumuşak karna yumruk atmak, belden aşağıya vurmaktan başka bir şey değildir bu, mertlik değildir. Gerçekten bir eleştiri yazısı yazacaksa bu “sözde internet guruları” bu internet girişimcilerinin yapıcı eleştiriye yani sorunu tespit eden sonrada öneri veren kişilere ihtiyaç var. Yoksa “bu iş olmaz” “bu şu modelin kopyası” diyen basitleştirilmiş cümleler kimseye bir şey kazandırmaz.</p>
<p>Ne zaman başarılı olursunuz, işte şakşakçılarınız o zaman artmaya başlar. Ne zaman bir gazeteye haber olursunuz, kıskanılmaya başlanırsınız. Evet, maalesef dünya bu dünyadır. Acı biberden daha çok yanabilir diliniz. İnternet girişimi yapmak bu kadar zordur. Yoksa iş planı, iş modeli, yatırımcı, sunucu, yazılımcı sorunlarını halletmesi kolaydır.</p>
<p><strong>Konuları bir toparlayayım</strong>;<br />
1.	Bir fikriniz var yeni bir şirket kurmak istiyorsunuz herkesin sizi anlamasını beklemeyin, doğru kişilerden doğru yapıcı fikirler, eleştiriler alın. Diğerlerine kulaklarınızı tıkayın.<br />
2.	Herkesin ne yaptığınızı anlamasını beklemeyin, işinizin basit bir tanımını yapın, karşınızdaki kişiye özel olarak bu hazır anlatımlarınızı kullanın.<br />
3.	En iyi sandaleti yapmak için uğraşın. İşinize odaklanın.</p>
<p>* Not: Diyeceksiniz ki yazı içindeki Tarantino hikayesi ne iştir? Bekleyin, biraz sabır, onu da bir yerlere bağlayacağım. Bir de yazıda gördüğünüz dilbilgisi hatalarını lütfen yönetime bildiriniz.</p>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: left;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%253A%252F%252Fburakbuyukdemir.com%252Fey-internet-girisimcisi-bir-dusun-kiz-istemeye-gittiginizde-baban-ne-is-yaptigini-nasil-anlatacak%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Ey%20internet%20giri%C5%9Fimcisi%20bir%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%3A%20%5C%22K%C4%B1z%20istemeye%20gitti%C4%9Finizde%20baban%20ne%20i%C5%9F%20yapt%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1%20nas%C4%B1l%20anlatacak%3F%5C%22%22%20%7D);"><script type="text/javascript">topsyWidgetPreload({ "url": "http%3A%2F%2Fburakbuyukdemir.com%2Fey-internet-girisimcisi-bir-dusun-kiz-istemeye-gittiginizde-baban-ne-is-yaptigini-nasil-anlatacak", "style": "small", "title": "Ey internet girişimcisi bir düşün: \\\"Kız istemeye gittiğinizde baban ne iş yaptığını nasıl anlatacak?\\\"" });</script></div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://burakbuyukdemir.com/ey-internet-girisimcisi-bir-dusun-kiz-istemeye-gittiginizde-baban-ne-is-yaptigini-nasil-anlatacak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
