Posts Tagged ‘yatırım’

İnternet girişimlerine yatırım yapacak ilk 10 yatırımcı

Uyarı: Bu yazıda anlatacaklarımı sakın evde tek başınıza denemeyin. Uzman yardımı olmadan kesinlikle yazıda geçenleri uygulamayın. Aşağıda yazılanlar sadece bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Yazarın sorumsuzca uygulamalardan dolayı bir sorumluluğu yoktur.

Ne yapmak istiyorsunuz? Bunu çok açıklıkla anlatabilmelisiniz. 3 dk içinde ne yapacağını anlatamayan bir girişimci yatırımcı aramaya başlamamalıdır. 3 dakikalık sunum için tekrar tekrar çalışmalıdır. Peki bu adımı geçtiğinizi düşünelim. Niçin para arıyorsunuz? Bu sorununda çok ikna edici cevapları olmalıdır. Yok efendim benim belli bir maaş almam lazım, sabit giderlerimi karşılamam, hayat seviyemi korumam, borçlarım var felan filan gibi sebepleri sakın para istediğiniz kişiye saymayın. Size başlangıçta para verecek olan kişi bu başlangıç sermayesinin ne için harcanacağını çok basit ve açıklıkla anlaması lazım. Unutmayın “Niçin para arıyorsunuz?” sorusunu kendinize soracaksınız. Belki de sizin hiç başkasının parasına ihtiyacınız olmayabilir. Bunu bilebilmenizin çok basit bir yolu var, birinci soruya geri dönün: “Ne yapmak istiyorsunuz?” Örnek: İnternetten sandalye alıp satacağım. Nelere ihtiyacınız var? Bunları nasıl temin edebilirsiniz? Ne kadar harcamanız lazım? Ne kadar süre içinde bu harcamaları yapmanız lazım. Unutmayın işe giderken kiralık bir BMW’ye de binebilirsiniz veya Minibüsle de gidebilirsiniz. Arasında dağlar kadar “nelere ihtiyacınız var” farkı çıkar.

Bu yazı ne iş yapacağını bilen, bu yapacağı işin karlı, ölçeklenebilir ve doğru iş modeli olduğunu anlamış girişimciler için kaleme alınmıştır. Bu adımları geçmeden doğrudan sermaye aramaya kalkmayın. İşin ilginci işiniz için aradığınız maddiyat çok yakınlarınızda olabilir. Bu bakımdan ne kadar ihtiyacınız var? Ne kadar süre bu miktarla büyüyebilirsiniz bunu da çok iyi bilmeniz gerekiyor. İnternet şirketinizi kurarken “yatırımcı bulmak” kelime öbeği herkese çekici gelsede, aslında şirketinize dışardan gelen kimselere karşı yeni sorumluluklarınız doğacağından artık girişiminiz farklı bir aşamaya geçmiş olacaktır. Bu kişilere karşı sorumluluklarınız doğacaktır. Kısaca hesap vermek zorunda olacaksınız. Bunu başlangıçta bir yere not edin. İkincisi azınlıkta olsa çoğunlukta olsa yatırımcı bulduğunuzda sizden beklentiler yükselecektir. Stres katsayınız ve son tarihlerle çalışma zorunluluğunuz ortaya çıkacaktır. Bu girişiminizde başarısız olur, verdiğiniz sözleri yerine getiremezseniz bir sonraki girişiminizde bu tecrübe önünüze çıkabilir. Bu bakımdan şirketinizin erken aşamalarında dışardan yatırımcı aramak bence gerekli değildir. Ortaya çıkartacağınız versiyon hiçbir zaman hayallerinizdeki iş modeli olmayabilir, büyük düşünüp küçük adımlarla başlamalısınız. Bu anlamda fikir aşamasından sitenin belli bir kullanıcı veya belli gelir rakamlarına kadar yatırımcınız olabilecek kaynakları size yazmak istedim. Bunları büyük ihtimalle siz de biliyorsunuzdur. Zaten bildiklerimizi yazmışsın, biz de yatırımcıya nasıl ulaşacağımızı düşünerek yazıyı buraya kadar okuduk diyip bundan sonrasına devam etmeyebilirsiniz. O bakımdan burada kısa bir çay arası verelim, devam etmeyecekleri burada bırakalım. Okumaya karar verenlerle yazının diğer kısmına birazdan devam edeceğiz.

Bu Fringe ve Lost yapımcılarını buradan tebrik edeyim istedim. Basit bir öyküyü güzel bir anlatımla ne kadar çekici hale getiriyorlar. Bravo!.. Pazarları oturup DVD’lerini seyrediyoruz ailecek. Biraz önce “Home” belgeselini internetten indirdim, bunuda seyretmek istiyordum. Daha önce “Zeigest”i saatlerce televizyonun önünden kalkmadan izledim. Bayağı yorucu olmuştu. Yeni demli çaya kim hayır der ki. 20 dakika ocak üstünde bekleyen demliği mutlaka tazelemek lazım. Bayat demin kokusunu hemen alırım, damakta kötü tat bırakır. Evet, devam etmek isteyenlerle ara verdiğimiz yerden yazının kalan kısmına devam ediyoruz.

Sorumuz şu: “İnternet girişiminizin fikir aşamasından şirketin erken aşamalarına kadar ilk yatırımcılarınız kimler olabilir?

Tekrar uyarı: Yazının bu bölümünde başa yazdığım uyarıyı tekrar hatırlatmak istiyorum. Aşağıdakiler tamamen benim kişisel fikirlerimdir. Lütfen uygulamadan önce uzmanlarına danışın, kararlar tamamen sizin sorumluluğunuz altındadır. (Kaynakça 1 ve 2 yi mutlaka okuyun)

1. Kendiniz: İşin fikir aşamasından şirketin erken aşamalarına kadar kendiniz yatırım yapıp riske girerseniz bu önemli bir adım olacaktır. Sizin işe ne kadar inanmış olduğunuzun bir göstergesidir. Kişisel birikimlerinizi sermaye olarak koyabilirsiniz. Bunun az veya çok olması farketmez sizin bu yolda birikimlerinizi harcama fikrinizi uygulamanız bile önemlidir. Kişisel birikimler sünnette, düğünde gelen altınlar, arabanız, eviniz olabilir. Birikmiş vadeli hesabınız, hisse senetleriniz, fonlarınız diğer örnekler olabilir. Öğrenciyseniz biriktirdiğiniz veya biriktirmediğiniz burslarınız, harçlıklarınız bu maddeye örnek olabilir. (Lütfen bu maddeyi okuduktan sonra uyarımı hatırlayın)

2. Aile: Yapacağınız işi ilk önce anne, baba ve eşinize anlatırsınız. Onlar eğer bu dünyaya uzaksalar ikna etmeniz zor olabilir, ancak basit bir metodla ne yapacağınızı ve niçin yaptığınızı anlatırsanız hiç bir ebeveyn çocuğunu yanlız bırakmaz. Unutmayın bu büyük bir yükümlüküktür. Bundan sonra başarılı olmak için ağır sorumluluk altına girersiniz. Her anne ve baba olsun yavrum helali hoş olsun diyebilir ama onları işin içine kattığınız andan itibaren çok daha fazla enerji harcamalısınız.

3. Yakın akrabalarınız: Kuzenleriniz, yeğenleriniz, kardeşleriniz diğer kaynaklarınız olabilir. Anne, baba ve eşiniz kadar olmasada yakın akrabaların yüküde önemlidir. Omuzlarınıza çöküverirler. Sakın paralı diye işe sürekli karışabilecek bir akrabanızı dahil etmeyin. Çekirdekten uzaklaştıkça sizin işinizde zorlaşabilir. Örnek akrabalarınız size her ay hesap sormazlar, sizin başarılı ve mutlu olmanız için çabalarlar. Dışa doğru gittikçe buna ticari gözle bakarlar.

4. Yakın arkadaşlarınız: En yakın arkadaşınız size ilk yatırımcı olabilir. Burada dikkat edeceğiniz yakın arkadaşlarla bazen ticari işlerin yapılmayacağıdır. Yaşamınızda para haricinde çok yakın arkadaşlıklar ticari ilişki sırasında farklılaşabilirler. Bu bakımdan bunun değerlendirmesini çok sıkı yapın. En yakın arkadaşlar bazen yanlış seçimler olabilirler. Dostluklarınızı kaybetmektense işe başka bir yöntemle başlamak daha doğru olabilir.

5. Uzak arkadaşlarınız: Öğrencilik, askerlik veya işiniz sırasında arkadaş olduklarınız sizin fikrinize ilk sermayeyi veriyor olabilirler. Öğrencilik sırasında yakın olmadığınız fakat görüştüğünüz bir arkadaşınız belki fikrinizi en iyi anlayan birisi olabilir. Yakın bir arkadaşınız olmasa bile aynı öğretim hayatı sırasında benzeri vizyona sahip olduğunuzdan dolayı yakın arkadaşlarınızdan daha verimli bir ortaklık kuruyor olabilirsiniz. Bu arkadaşınız bir başkasını da işin içine çekmeye çalışıyorsa bu durumu dikkatli değerlendirin. Uzun vadede sorun yaratacak ortaklıkları başta kurmamak daha iyidir. İş arkadaşlarınız sizinle aynı sektörde çalıştığı için yine sizin bakış açınızı anlayabilirler. Yapacağınız işe başlangıç için ticari bir ortamda daha önceden çalıştığınız için başlangıç için uygun olabilir.

6. Patronunuz, yöneticiniz: Çalıştığınız iş yerinin patronu veya yöneticiniz sizinle beraber işe ilk sermaye koyabilirler. Yeni kurulacak iş yapısında alt-üst ilişkisini çok iyi düzenlemelisiniz. Eski işinizdeki düzeni yeni girişiminizde devam ettirmemelisiniz. Eskiden yöneticiniz olan birisiyle ortak olmanın sorumlukluklarını her iki tarafta çok yakından anlamaları gereklidir.

7. Bankalar: Gerçi bu son olarak düşenebileceğiniz bir seçenek olmalıdır. Bankalar kredi veren kuruluşlardır. Sizin gözünüzün yaşına veya yaptığınız işe bakmazlar. Kredi kartlarınızın limitini kullanabilirsiniz, bireysel kredi alabilirsiniz. Krediyle işinizi kurmak riskinizi daha da arttırır.

8. Diğer girişimciler: İnternet üzerinde başarılı olmuş girişimciler sizi en yakından anlayacak kişiler olabilirler. Eğer yaptığınız işi onlara anlatma fırsatınız olursa bu girişimciler size başlangıç sermayesi konusunda yatırımcı olabilirler. Aynı sektörde iş yapacağınızdan onların işbirliği yaptığı taraflarla tanışma, ortak kaynak kullanımı ve tecrübe paylaşımı gibi kolaylıklar olacaktır. İşiniz hızlanabilir.

9. Müşteriler, tedarikçiler: Başlangıç kısmını biraz geçirdiğiniz andan itibaren eğer tedarikçilerle çalışıyorsanız onlar sizin işinize ilgi duyabilirler. Yaptığınız iş modeli onların kolaylıkla anlayabileceği bir internet sitesi olacağı için tedarikçilerle konuşmak doğru olabilir. Bunun yanı sıra müşterilerinizde sizin ilk yatırımcılarınız olabilirler. Müşteriler arasında bu işe para koyabilecek hatta büyütebilecek varlıklı kişiler çıkabilirler.

10. Diğer kuruluşlar, profesörler, kuluçka merkezleri: Bu madde yurtdışında çok daha etkin çalışabiliyor. Üniversiteler kuluçka merkezleri gibi hareket ediyorlar. Kurdukları labaratuarlarla yeni girişimcilere destek veriyorlar, onların başlangıç aşamasından ileri gitmeleri için hızlandırıcı birçok destek sağlayabiliyorlar. Son yıllarda Türkiye’deki vakıf üniversiteleri başta olmak üzere bazı hocaların bu konuya ilgi duyduklarını gözlemleyebiliyoruz. Özyeğin Üniversitesinin kendisini girişimcilik konusunda konumlandırmak istediğini basından takip etmek mümkün. Kosgeb, Tübitak destekleri de unutulmaması gereken noktalar. (Kaynaklar: 1 ve 2)

Özetle: Kendi internet girişiminizi kuruyorsanız başlangıç aşamasından belli bir büyüklüğe gelene kadar profesyonel yatırımcı yerine kendi kaynaklarınızla finanse etmenizi öneririm. Bu yöntem verimli sermaye kullanma konusunda sizi eğitecektir.

Okunması gereken kaynakça:

1- Girişimcinin Kontrol Listesi
Orjinal isim: The Entrepreneur’s Book of Checklists
Robert Ashton
Optimist Yayın Dağıtım / İş – Yönetim Dizisi

2- Kendi İşini Kurmak İsteyen Girişimcinin El Kitabı
Orjinal isim: The Art Of The Start
Guy Kawasaki
MediaCat Kitapları / İş Kitabı Dizisi

Kriz için önerim: S..mayın ve tuvalet kâğıdı tüketiminizi azaltın

Evimize kriz geldi hoş geldi. En sevdiğim bu dönemlerde birilerinin takılmış plak gibi sunumlarında sürekli alıntı yaparak Çincede krizle fırsatın aynı anlama geldiğini anlatmaları olur. Neymiş efendim, kriz fırsat demekmiş. Neyin fırsatı niçin fırsat onu hiç açıklamazlar. Bu ortamda “yeni internet şirketlerine” fırsatı bulmaları için benim 5 önerim olacak.

  1. Ofisteki tuvalet kağıdı tüketiminizi azaltın
  2. Çayı demledikten sonra kurutup tekrar kullanın, sallama çay yapıyorsanız gün içinde aynı poşeti kullanın.
  3. Ofiste soğukta doğalgaz kullanmayın onun yerine üst üste giyinerek ısının, çift kat çorap giyin.
  4. Bilgisayarınızda yer kaplayan programları silin.
  5. Zımba kullanmayın ataçları tekrar tekrar kullanın. Dışarı ataçlı doküman yollamayın, kâğıtların ucundan kıvırıp gönderin.

Aslına bakacak olursanız ekonominin dip yaptığı dönemlerle çok iyi olduğu zamanlarda yeni girişimde bulunmanın arasında fark yoktur. Her ikisinde de ortak nokta girişimcinin karakteriyle ilgilidir. Girişimcinin bu zamanları nasıl değerlendirdiğiyle ilgilidir. Hem kriz hem de iyi zamanlar fırsat olabilir. Krizler bazı özel durumlar getirirler bunları görüp değerlendiren yeni internet şirketleri kötü zamanlar bittiğinde birden patlama yapabilirler. Bir önceki cümle krizde fırsatlar olur işinizden hemen ayrılın kendi şirketinizi kurun anlamına gelmiyor. Nasıl ekonominin iyi olduğu dönemlerde şirket kurmak sizi birden başarılı kılmazsa kötü ortamda da yeni bir girişim kurmak fırsatları size getirmeyebilir. Ekonominin durumundan çok girişimcinin durumu ve yaklaşımı çok daha önemlidir.

Kriz ortamında yeni şirket kurmayı ve süren şirketler konusunu ayrı değerlendirmek gerekli diye düşünüyorum. Ekonominin daraldığı dönemlerde tüm şirketler yeni alanlara yatırım yapmak yerine asıl iş konularına odaklanırlar, yani birçok alanda birden rekabet azalabilir. Özellikle internetin ülkemizdeki durumu düşünülecek olursa birçok büyük şirket yeni yatırımlarını durduracaktır. Bu rakipleri azalacağı müjdesini verebilir. Bu sebeple aklınızda bir fikir var ve kendinizi de uzun süredir girişimci olarak nitelendiriyorsanız bu zamanlar uygun zamanlar olabilir. Hemen başlayın. Dikkat etmeniz en önemli nokta kendi girişiminiz için aslında siz bir yatırımcı da olacaksınız. Bu dönemde uzun süre alternatif maliyetinizle büyük bir yatırım yapıyor olacaksınız. Kendi girişiminize yatırım yapar mısınız buna iyi karar verin.

Kriz ortamında yatırımcılar oldukça ürkek davranırlar. Yeni sermaye vermek konusunda kararsızdırlar. Çok büyük hareketler olmasını beklememek gereklidir. Ekonominin küçüldüğü dönemlerde tüm yatırımcılar likit veya likite yakın yatırımlardan hoşlanırlar. Yeni bir internet şirketinin nakde yakın olmasını beklemek biraz iyimser olabilir. Bu bakımdan eğer sermaye aramak yerine işinizi iyi yapmaya ve verimliliği arttırmaya odaklanın. Tüm masraflarınızı gözden geçirin.

Şirketleri batıran parasız kalmalarıdır. Bu krizde yaşamak zorunda ve ekonominin düzeleceği günlere kendinizi atmak zorundasınız. Eğer bunu başarabilirseniz doğal bir seçimden de geçmiş olacaksınız. Eğer bu mali krizden sonra dünyanın ekonomik düzeni değişmezse pazar ekonomisinin doğal seçimi yaşanacak ve eğer siz yaşamayı başarırsanız, güzel günlere geldiğinizde çok hızlı büyüme rakamlarına ulaşacaksınız. Kriz ortamına girdiğimizi düşünerek, bugün şirketinizin rakamlarını gözden geçiririn. Aynı masada iki kişi çalışın, üst üste oturmadan yeni bir yer kiralamayın. Gerekirse ofisinizi eve taşıyın. Dışarıda yediğiniz yemek, kahve vb rakamını azaltın. Misafirlerinizi ofiste ağırlayın. Cep telefonu harcamalarını düşürün, iphone’u uzun süre düşünmeyin. Yeni teknolojik aletler oyuncaklar almayın, bilgisayarlarınız en verimli şekilde kullanın Kısaca işinizde verimliliği artırın. Krizin fırsat olmasının bir anlamı gereksiz harcamalarınızı keşfetmenizi sağlamasıdır.

Internet’te yeni iş modeliniz varsa mutlaka şirketlere, müşterilere, satıcılara, mağazalara verimliliği arttıran modeller olmasına dikkat edin. Örneğin fiyat karşılaştırma siteleri müşterilere en ucuzu bulacağı için önemli bir iş kolu haline gelebilir. Aynı şekilde klasik reklâm modeli yerine alışveriş sitelerine satın alma sağlayacak işbirlikleri önerin. Tıklama başına ödeme yerine alışveriş veya yeni müşteri kazanma sonrası için öneriler getirin. Müşteriler için indirim kuponları, hediye çekleri vb. verebilirsiniz. Bu tür modellere odaklanın.

Unutmayın Türkiye’de ve dünyada birçok şirket kriz zamanları başarıya ulaşmalarına sebep olmuştur. Dünya ekonomisi 10-15’er yıllık dönemlerle daralma yaşabilir. Eğer bu finansal kriz diğerlerinden farklı olmazsa 2-3 sene sonra ekonomin düzelmesini bekleyebiliriz. Önümüzdeki birkaç yılı iyi değerlendirebilirsiniz. İsterseniz yeni girişim yapmayı düşünün isterseniz krize hazır şirketinizle yakalanın krizi fırsata çevirmek tamamen sizin elinizde. Ya kısa sürede batabilirsiniz veya bu dönemden yeni bir efsane doğurabilirsiniz.

2001 yazında yemeksepeti.com, gittigidiyor.com, nokta internet teknolojileri birbirlerinden uzakta farklı ofislerde kurulmuşlardı birbirlerini tanımıyorlardı ve krizi fırsata çevirmeyi başarmışlardı. Krizden önce ekonominin en iyi zamanlarında düşündükleri iş planlarını uygulamaya geçme aşamasında Türkiye’deki finansal krize yakalandılar. Bugünün bu başarılı girişimcileri birbirlerinden habersiz kriz ortamında internette büyümeye devam ettiler. 2001 krizinde büyük firmalar çok kısa sürede internetten çekildiler. Ortada rekabet kalmadı.

Yemeksepeti.com modelini 2000’nin yaz aylarında planladırlar. Test aşamasına geçtiklerinde Kasım’daki çalkantı, siteyi açtıklarında 2001 Şubat kriziyle karşılaştılar. Melih Citibank’taki iyi pozisyonundan ayrılmış, Nevzat Amerika’daki yüksek lisans programını yarıda bırakmıştı. Yemeksepeti’nin ortakları 7 gün boyunca birkaç siparişi restoranlara göndermek için küçük apartman dairesindeki ofislerine geliyorlardı. Hafta sonları nöbetleşe bu işi yapıyorlardı. Pazar günleri 2-3 tane siparişi restoranlara faksladıkları zamanları çok iyi hatırlıyorum. Hatta Nevzat’la ekonomik krizde batan bankaların ikinci el bilgisayarlarını almaya İkitelli ‘deki büyük depoya beraber gitmiştik.

Gittigidiyor’un günlük listeleme sayısı o günlerde bir elin parmaklarını geçmiyordu. Gittigidiyor ekonomik krizin derinleştiği günlerde ofislerini kapatıp evden çalışmaya başlamışlardı. Burak ve Serkan’nın evlerinin birbirlerine yakın olması güzel bir tesadüf olmuş olabilir ama Gittigidiyor’u programlayan ortaklardan Cemal her gün ev ofise konuk olurmuş. Ekonomik krizi atlattıklarında bile 50 m2 lik bir ofise geçen ortaklar senelerce aynı odayı paylaştırlar.

Nokta Internet Teknolojileri Ankara’da bu yıllarda kurulduğunda ilk ofislerini 6 ortak düzenlemiş, en ucuz ofis malzemelerini kendileri aramışlar. Hatta üniversiteden yeni mezun bu ortaklar aynı evde kalıyorlarmış. Bir apartmanın ilk katında kiraladıkları bu ofiste uzun süre kalmışlar. Ofisin boyasını kendileri yapmış bu 6 girişimci. Odtü, Bilkent gibi iyi üniversitelerden mezun bu girişimciler o yıllarda aylık çok cüzi ücretlerle kendi şirketlerini kurmuşlar. Ev kiramızı çıkarsak yeterli oluyordu diye anlattılar.

Alisverissaati.com’un kurucusu Kudret bu yıllarda babasının yanında çalışırken ebay’den satış yapmaya başlamış. Internet üzerinden satış yapmanın babasının dükkanına fazladan katma değer sağlayacağını düşündüğü için bunu planlamış. Ebay üzerinde kazandığı bu tecrübe daha sonra aliverissaati.com’u kurmasına sebep olmuş. Babasının bir kuyumcu dükkanı olmasına rağmen Kudret’in ilk ofisi eski bir kahvehane’den bozma yeşil çuhalı masaların olduğu babasının üst katındaki dükkanmış. Şimdi alisverissaati.com 4 fiziksel mağazası ve internet üzerindeki Pazar liderliğiyle saat fiyatlarına yön veriyor.

Ebebek’in kurulmasında benzer hikâye vardır. Ofisinin bir köşesinde satış yapmaya başlayan Halil bugün 4 mağazalı büyük bir bebek grubu haline geldi. Kriz dönemlerinde bildiğimiz büyük şirketler bu alana girmeyi hiç düşünmediler. Bu bakımdan kriz bittikten sonra birçok pazarı kaybettiklerini gördüler. Bu küçük şirketler pazara giriş bariyerleri örmüşlerdi. Ekonomik olarak iyi zamanlar geldiğinde bu büyük holdingler isteseler de bu yeni internet şirketlerini alamadılar.

Kriz zamanları önemli fırsatlar getirebilir, ancak iş girişimcide biter. Ekonomi iyiyken birden başarılı olamayacağınız gibi krizlerde de bu fırsatları kullanamayabilirsiniz. Kendinizi şimdi yatırımcı yerine koyun ve kendi yapmak istediğiniz girişime yatırım yapıp yapmayacağınıza karar verin. Eğer kendiniz yatırım yapmaya karar verirseniz zamanınızı ve enerjinizi ortaya koyacaksınız. Sermayeden çok daha önemli bir yatırım olacak. Sermaye gereksinimi konusunda kafanızda sanal bariyer oluşturmayın, kişisel çevrenizden yardım isteyin. Birçok işi bedava yaptırabilirsiniz. Hatta paranın açamayacağı birçok şeyi bu dönemde işbirliği modellerini kullanarak yapabilirsiniz. Yazının başından beri vurgulamaya çalıştığım gibi esas siz önemlisiniz. Yoksa ne kriz, ne ekonomik balonlar ne de fikriniz. Siz en kötü bir fikri bile başarılı yapabilir veya mahvedebilirsiniz. Son söz: önümüzdeki dönemde verimliliğiniz artırın ve diğer şirketlerin verimliliğini arttıracak iş modellerine odaklanın.

Krizde masaüstünde tutacağınız 5 altın öneri

  1. Şirketi batıran parasız kalmaktır. Nakit akışınızı gözden geçirin. Maliyetlerinizi kısın, krizde ölmeden yaşayın sistemi devam ettirin
  2. Rekabet ve rakipler azalır bunu değerlendirin. Birçok şirket kriz zamanında kurulmuştur, büyük şirketler birçok alanı boş bırakırlar
  3. Müşteriler ve satıcılara kazandıran, tasarrufu ve verimliliklerini arttıran yöntemler önerin.
  4. Yatırımcılar krizde çok istekli davranmazlar, sürekli yatırımcı aramayın, kendi verimliliğinize ve işinize odaklanın.
  5. Önemli olan girişimcidir, iyi ekonomiler başarı yaratmayacağı gibi krizlerde her zaman fırsat olmayabilir. Kendinizi yatırımcı olarak görün ve yaptığınız işe siz yatırım yapar mısınız buna karar verin.